Son ABD-Çin görüşmeleri tarafların ayrı ayrı yayımladığı özetlerle sona erdi ve piyasalar net bir ticaret anlaşmasını bekliyor. İki taraf da iş birliğine açık bir dil kullandı; “Yapıcı Stratejik İstikrar İlişkisi”ne ve “Tukididis Tuzağı”ndan (yükselen bir gücün yerleşik gücü çatışmaya sürüklemesi riski) kaçınmaya atıf yaptı.
ABD, Devlet Başkanı Şi Cinping’i eylül ayında bir devlet ziyareti için davet etti. Piyasalar; ABD’nin gümrük vergilerinde olası değişiklikleri, ileri seviye yarı iletken (çip) ihracatına yönelik kısıtlamaları ve Çin’in nadir toprak elementleri (yüksek teknoloji üretiminde kritik ham maddeler) ihracat kontrollerini izliyor.
Çin’in ihracatı yılbaşından bu yana yıllık bazda %14,5 arttı. ASEAN’a (Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği) ve AB’ye sevkiyatlar yaklaşık %20 yükseldi.
ABD’ye ihracat yılbaşından bu yana %10,9 geriledi ve ABD, Çin’in üçüncü büyük ihracat pazarı konumunda. ABD’ye ihracatın toparlanması, toplam ihracata yaklaşık %1,1 katkı sağlayabilir.
Daha güçlü ihracat ve sektör bazlı anlaşmalar, büyümeye dair beklentileri destekliyor. Bu durum, kısa vadeye kıyasla uzun vadeli Çin devlet tahvili getirilerinde sınırlı bir yukarı yönlü baskı yarattı. (Tahvil getirisi, tahvilin piyasada sunduğu faiz oranı; yükselmesi genelde tahvil fiyatının düşmesiyle olur.)
İhracat performansındaki iyileşme işgücü piyasasını da destekleyebilir. Bu da iç ekonomideki mevcut toparlanma ivmesini güçlendirir.
ABD-Çin ilişkilerinde daha yapıcı bir ton görüyoruz; bu da Çin’in büyümesine yönelik piyasa beklentilerini değiştiriyor. Bu görünüm, 2025 boyunca gözlenen olumlu diplomatik zeminin üzerine inşa ediliyor. 2026’nın ilk çeyreğine ilişkin verilerde Çin GSYH’sinin (ekonominin toplam üretimi) beklentileri aşarak %5,1 artması, bu iyileşen tabloyu destekliyor.
Bu görünüm, daha güçlü bir Çin Yuanı’ndan (CNY) faydalanacak pozisyonları gündeme getiriyor. ABD dolarına karşı CNY üzerinde alım opsiyonu (call option: belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı; risk sınırlama sağlar) almak, olası değerlenmeden yararlanırken aşağı yönlü riski sınırlamanın bir yolu. USD/CNY kurunun son dönemde 7,18 civarında dengelenmesiyle, diplomaside bir atılım kurun daha da gerilemesini (yuanın güçlenmesini) kolaylaştırabilir.
Hisse tarafında da türev ürünler (fiyatı başka bir varlığa bağlı finansal araçlar) değerlendirilebilir; ABD gümrük vergilerinde olası bir gevşeme, Çinli imalatçılar ve teknoloji şirketlerine doğrudan destek olur. FTSE China A50 gibi endeks vadeli işlemleri (futures: gelecekte belirli fiyattan alım-satım sözleşmesi) cazip görünüyor; zira Nisan 2026’da Çin ihracatının yıllık %11 arttığı ve piyasa beklentisini aştığı görüldü. Geri kalan zayıf halka olan ABD’ye sevkiyatların toparlanması, ilave ve belirgin bir katkı sağlayabilir.