Japonya’nın **öncü 1Ç GSYH** verisi ile **Nisan dış ticaret** ve **enflasyon** verileri bu hafta açıklanacak. GSYH’nin **çeyreklik bazda yıllıklandırılmış** (QoQ saar: bir çeyreklik artışın yıl geneline çevrilmiş hali) **%1,8** gelmesi, önceki çeyrekteki **%1,3** seviyesine göre yükselmesi bekleniyor. Bu görünüm, yıl geneli için **%0,5** büyüme tahminini koruyor.
1Ç’de **ihracat** güçlü seyrini korudu ve **sanayi üretimi** arttı. Bu tablo, **yapay zekâ (AI: veri işleyerek tahmin/karar üreten yazılım sistemleri)** talebi ve artan **yarı iletken (çip)** ihracatıyla desteklendi. **Şirket yatırımları** da yükseldi; artışın ana sürükleyicisi yapay zekâ ve çip alanına yönelik **sermaye harcamaları** (CAPEX: makine, ekipman, fabrika gibi uzun vadeli yatırım harcaması) oldu.
**Tüketim** tarafı daha zayıf görünüyor. 1Ç’de **perakende satışlar** arttı; buna yabancı ziyaretçilerin harcamaları da dahil. Ancak BoJ’un **tüketim faaliyet endeksi** (hanehalkı harcama eğilimini izleyen gösterge), yurt içi hanehalkı harcamalarında daha yavaş bir seyre işaret ediyor.
Nisan **dış ticaret** verisinin, ihracat artışı yavaşlarken ithalat yükseldiği için yeniden **dış ticaret açığına** dönülmesini göstermesi bekleniyor. Daha yüksek petrol fiyatları, zayıflayan dış dengeyle ilişkilendiriliyor ve **JPY** üzerinde baskı yaratıyor. **Döviz müdahalesinin** (kamu otoritesinin kur seviyesini etkilemek için piyasaya alım/satım yapması) etkisinin, petrol fiyatları düşmedikçe geçici kalacağı öngörülüyor.
Nisan **TÜFE (CPI: tüketici fiyat endeksi, enflasyonun ana ölçümü)** verisinin, devletin **enerji sübvansiyonları** (fiyatı düşürmek için kamu desteği) sayesinde yıllık **%1,5** düzeyinde kalması bekleniyor. Enflasyon %1,5’te seyrederken, BoJ’un Haziran’da **faiz artırması** olası görünmüyor; **25 baz puan** (bp: yüzde puanın yüzde biri; 25bp = 0,25 puan) artış beklentisi Temmuz’a kayıyor.
Bu görünüm, Japonya ekonomisinin ayakta kaldığını ancak BoJ’u Haziran’da erken bir faiz artırımına zorlayacak kadar güçlü olmadığını gösteriyor. Enflasyon ılımlı kaldığı için merkez bankasının Temmuz’u beklemesi bekleniyor. Bu gecikme, Japonya ile diğer büyük ekonomiler arasındaki **para politikası farkı** üzerinden işlem yapmak için net bir zaman aralığı oluşturuyor.
Japon yeni için en olası yön daha fazla zayıflama, özellikle ABD doları karşısında. Dış ticaret dengesi yeniden açığa kayarken, varil başına **85 doların üzerindeki WTI ham petrol** (ABD referans petrol türü) ithalat maliyetlerini artırıyor. Fed faizi sabit tutarken, iki ülke arasındaki büyük **faiz getirisi farkı** (yield gap: tahvil/para piyasası getirileri arasındaki fark) yeni satmayı cazip bir **taşıma işlemi**ne (carry trade: düşük faizli para birimiyle borçlanıp yüksek faizli varlık almak) dönüştürüyor; bu durum **USD/JPY** paritesini son dönemde **161,50** seviyesinin üzerine taşıdı.
2024’e bakıldığında da benzer bir tablo görüldü: tekrarlanan kamu müdahaleleri yene kısa süreli güç kazandırdı, ancak temel eğilim yeniden baskın çıktı. Bu nedenle, önümüzdeki haftalarda resmi uyarı veya adımla gelen sert bir JPY yükselişi satış fırsatı olarak görülebilir. Haziran BoJ toplantısı sonrasına vadeli **USD/JPY alım opsiyonları** (call option: belirli bir fiyattan alma hakkı veren sözleşme) bu beklentiye göre pozisyon almak için kullanılabilir.
Bu ortam Japon hisse senetlerini de destekliyor; özellikle **Nikkei 225** endeksini. Daha zayıf yen, Japonya’nın büyük ihracatçı şirketlerinin yurt dışı kârlarını doğrudan artırır; yapay zekâ ve çip sektörlerindeki güçlü yatırım akışı da büyümeye destek verir. Nikkei’nin **41.000** seviyesinin üzerinde kalmasıyla, **endeks vadeli işlemleri** (futures: ileri tarihte belirli fiyattan alım-satım sözleşmesi) bu ivmeye doğrudan maruz kalmanın bir yolu olarak öne çıkıyor.