Societe Generale, ABD Dolar Endeksi’ni (DXY: doların euro, yen gibi başlıca para birimlerine karşı değerini gösteren endeks) ABD ile diğer ekonomiler arasındaki **faiz farkları** ve **büyüme farkları**ndaki (ekonomilerin ne kadar hızlı büyüdüğündeki fark) değişimlere bağlıyor. Banka, İran’la savaş sonrası ABD’nin 2 yıllık Hazine tahvili faizlerinin yükseldiğini, buna karşılık DXY’nin sadece sınırlı arttığını söylüyor.
Banka, doların ABD Başkanlık seçimi öncesinde yükselmeye başladığını ve Ocak 2025’e kadar yükselişini sürdürdüğünü belirtiyor. Eylül 2025’ten savaş başlayana kadar 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,4–3,7 bandında kalırken DXY 96–101 aralığında işlem gördü.
Aynı dönemde EUR/USD (euro/dolar paritesi) 1,14–1,21 bandında seyretti. Savaş başladıktan sonra habere göre 2 yıllık faizler yüzde 6’nın üzerinde yükseldi.
Ayrıca ABD 2 yıllık faizlerinin, diğer ülkelerdeki benzer vadeli tahvil faizlerinden daha hızlı yükseldiği vurgulanıyor. Buna dayanarak DXY’nin daha fazla yükselme alanı olduğu, bankanın 2026 sonu DXY tahmininin Bloomberg piyasa ortalamasının (kurumların genel tahminlerinin ortalaması) üzerinde bulunduğu ifade ediliyor.
ABD faizlerindeki sert yükseliş ile doların daha sınırlı yükselişi arasındaki fark şu anda temel gündem. Grafiğe bakıldığında, ABD 2 yıllık Hazine tahvili faizi (devletin 2 yıl vadeli borçlanma faizi) geçen yıl başlayan çatışmadan bu yana yüzde 6,25’e çıkarken Dolar Endeksi ancak şimdi 108 seviyesini test ediyor. Bu tablo, doların tahvil piyasasının fiyatlamasını (piyasanın beklenen faiz ve riskleri fiyata yansıtmasını) yakalamak için yükselme payı olabileceğine işaret ediyor.
Bu ayrışmanın temelinde kalıcı enflasyon (fiyat artışlarının kolay düşmemesi) var. ABD Merkez Bankası (Fed) enflasyonla mücadelede kararlı. Nisan ayı çekirdek PCE enflasyonu (kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin, oynak kalemler olan gıda ve enerjiyi dışlayan ölçümü) beklentiden yüksek gelerek yüzde 4,1 oldu. Bu da Fed’e “daha güvercin” bir çizgiye (faiz artışını yavaşlatma/indirme eğilimine) geçmek için fazla alan bırakmıyor. ABD verileri güçlü kaldığı sürece tahvil faizleri ve dolarda yön yukarı.
Bu çerçevede yatırımcılar önümüzdeki haftalarda daha güçlü dolar beklentisine göre pozisyon almayı düşünebilir. Basit bir yöntem, doları izleyen ETF’lerde (borsada işlem gören fon; bir endeksi takip eden fon) örneğin UUP gibi ürünlerde alım opsiyonu (belirli tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı veren sözleşme) almak; trendin devamı için Ağustos veya Eylül 2026 vadeleri değerlendirilebilir. ABD Dolar Endeksi vadeli işlemlerinde uzun pozisyon (fiyat yükselişinden kazanç hedefleyen pozisyon) daha doğrudan bir tercih olur.
2022’de benzer bir tablo görülmüştü: Fed, pandemi sonrası enflasyona karşı hızlı ve sert faiz artırımlarına (agresif sıkılaştırma) başladığında Dolar Endeksi birkaç ay içinde 90’ların ortasından 114’ün üzerine tırmanmıştı. ABD faiz beklentileri (piyasanın gelecekteki faizleri öngörmesi) dünyanın geri kalanını açık ara geride bırakmıştı. Bugünkü ortam da bunu andırıyor; böyle dönemlerde “geriden yakalama” hareketi kazançlı olabiliyor.