ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurularının dört haftalık ortalaması, 8 Mayıs ile biten haftada 203,75 bin seviyesine yükseldi. Önceki veride 203,25 bin düzeyindeydi.
Bu, 0,50 binlik bir artışa işaret ediyor. Bu veriler, son dört haftadaki yeni başvuruların ortalamasını izler.
İşsizlik başvurularının 4 haftalık ortalamasındaki bu sınırlı yükseliş, iş gücü piyasasının hâlâ çok sıkı olduğunu gösteriyor. Bu görünüm, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakın zamanda faiz indirimini gündeme almak için güçlü bir gerekçe görmediği görüşünü destekliyor. Dolayısıyla hızlı bir politika değişimi beklentileri zayıflıyor.
Bu veriyi, nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) raporuyla birlikte okumak gerekiyor. Raporda çekirdek enflasyonun (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç fiyat artışı) %3,1 seviyesinde dirençli kaldığı görülmüştü. Güçlü istihdam görünümü ve “yapışkan” enflasyon (kolay düşmeyen, kalıcı fiyat baskıları) birlikte değerlendirildiğinde Fed’in mevcut duruşunu koruması daha olası görünüyor. Bu nedenle eylül öncesi faiz indirimi olasılığı piyasada %30’un altına geriledi; bu oran sadece bir ay önceye göre belirgin şekilde daha düşük.
Türev ürünler (dayanak varlığa bağlı sözleşmeler) tarafında bu, faizlerin yüksek kalmasından fayda sağlayan stratejilere odaklanmak anlamına geliyor. Aralık 2026 vadeli SOFR kontratları (ABD’de gecelik teminatlı fonlama faiz oranına dayalı vadeli işlem) üzerinde “zarar yazma olasılığı düşük” alım opsiyonları satışı değerlendirilebilir. Bu yaklaşım, yıl sonuna kadar sert bir faiz indirim serisi gerçekleşmezse prim geliriyle kazanç hedefler. Mevcut veriler dikkate alındığında, olasılığı daha yüksek bir işlem olarak öne çıkıyor.
2024 ve 2025 boyunca piyasaların sık sık erken faiz indirimi fiyatlayıp, dayanıklı ekonomi verileri nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığı dönemler hatırlanmalı. Bu geçmiş, Fed’in “uzun süre yüksek faiz” mesajının tersine pozisyon almada temkinli olunması gerektiğine işaret ediyor. Mevcut işsizlik başvuruları verisi de bu tabloyla uyumlu.