TD Securities, petrol piyasasındaki son gevşemenin geçici olabileceğini, arz tarafında (üretim ve sevkiyat) riskler ortaya çıkarsa Brent petrolün varil başına 150 dolar seviyesine, hatta üzerine çıkabileceğini belirtti. Kurum, spekülatif para girişlerinin (kısa vadeli al-sat amaçlı fon akımlarının) sınırlı kalması, Çin’in depolardan petrol çekmesi (stok azaltımı), rafine ürün piyasalarının (benzin/dizel gibi işlenmiş ürünler) sıkılaşması ve ABD stoklarının hızla düşmesinin fiyatları yukarı itebileceğini ifade etti.
Notta, piyasanın görece sakin bir dönemden geçtiği, ancak akışların (düzenli arz ve tanker sevkiyatlarının) yeniden başlamaması halinde yeni bir aksamanın görülebileceği vurgulandı. Ayrıca ABD’den yüksek ihracat hacimleriyle, nisan ayındaki panik alımları sırasında satın alınan diğer kargoların (tanker yüklerinin) Avrupa ve Asya’ya ulaştığı eklendi.
TD Securities, rafinerilerin şu anda hemen kullanabilecekleri ham petrole sahip olduğunu ve yeni sevkiyatları güvence altına almadan önce çatışmanın bitebileceği ihtimalini beklediklerini söyledi. Yüksek ihracat ve rafinerilerin yüksek kapasiteyle çalışmasının, yaz boyunca ham petrol stoklarının sert biçimde gerilemesine yol açabileceğini, bunun da yakın vadede bitecek gibi görünmediğini belirtti.
Piyasalar sakin görünüyor, ancak bunun geçici olduğunu ve fiyat oynaklığının (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) yeniden kapıda olduğunu düşünüyoruz. Avrupa ve Asya’daki birçok rafineri, nisan ayındaki panik döneminde alınan ham petrolü kullanıyor ve ileri vadeli sevkiyatları bağlamadan (gelecekte teslim edilecek yükler için anlaşma yapmadan) önce beklemeyi tercih ediyor. Bu durum, temel göstergeler (arz-talep dengesi) sıkılaşmaya devam ederken sahte bir güven hissi yaratıyor.
Bu sıkılaşma ABD’de net biçimde görülüyor. Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA, ABD’nin resmi enerji veri kurumu) son raporuna göre ABD ham petrol stokları 4,2 milyon varil daha düştü. Bu, ilkbahar boyunca süren güçlü stok çekilişlerinin (stokların hızla azalmasının) devamı niteliğinde; yüksek ihracat ve rafinerilerin yüksek kapasite kullanım oranıyla çalışması bunu besliyor. Yazın “sürüş sezonu”nda (ABD’de yaz aylarında yolculukların arttığı, yakıt talebinin yükseldiği dönem) bu stok düşüşünün hızlanmasını ve yakın vadede bir bitiş görünmemesini bekliyoruz.
Aynı zamanda Çin’den gelen talep sinyalleri güçleniyor. Nisan ayına ilişkin son Caixin İmalat PMI verisi 51,4 oldu ve üst üste altıncı ay büyümeye işaret etti. (PMI, satın alma yöneticileri endeksi; 50’nin üzeri üretimde artış, altı daralma anlamına gelir.) Artan sanayi talebi, kritik bir dar boğaz olan Hürmüz Boğazı çevresindeki yenilenen deniz gerilimleriyle aynı döneme denk geliyor. Bu gelişmeler, mevcut fiyatların önemli bir arz riskini tam yansıtmadığına işaret ediyor.
Bu tablo, Brent’te uzun vadeli alım opsiyonlarının (belirli bir tarihe kadar belirli bir fiyattan alma hakkı veren türev sözleşme) mevcut risklerin büyüklüğüne göre ucuz kaldığını düşündürüyor. Örtük oynaklık (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma düzeyi) şaşırtıcı biçimde düşük; bu da yatırımcılara olası bir sıçramaya karşı pozisyon alma imkânı sunuyor. “Paranın dışında” (kullanım fiyatı mevcut piyasa fiyatının üzerinde olan, şu an için kâra geçmemiş) alım opsiyonlarında, örneğin yaz sonu vadeli kontratlar için 140 veya 150 dolar kullanım fiyatlı sözleşmelerde pozisyon biriktirmek, güçlü bir yukarı potansiyel sağlayabilir.