Sıcak gelen ABD enflasyon verileri Dolar’ı ve **Hazine tahvili faizlerini (Treasury yields: ABD devlet tahvillerinin getirileri, yani piyasa faizi)** yukarı çekti. Nisan **ÜFE (PPI: Üretici Fiyat Endeksi; üreticinin maliyet/enflasyon göstergesi)** aylık %1,4, yıllık %6,0 arttı. Bu artış, daha önce **TÜFE’de (CPI: Tüketici Fiyat Endeksi; tüketicinin karşılaştığı enflasyon)** gelen yukarı sürprizin ardından geldi; mal ve hizmetlerde fiyat baskısı geniş tabana yayıldı.
Faizler yükselse de **DXY (ABD Dolar Endeksi: Dolar’ın başlıca para birimleri karşısındaki gücünü gösteren endeks)** artışı sınırlı kaldı. Bu da piyasaların enflasyon riskinin önemli bölümünü zaten fiyatladığını düşündürüyor. Takip edilecek veriler: **haftalık işsizlik maaşı başvuruları (initial jobless claims)**, **ithalat ve ihracat fiyat endeksleri**, **perakende satışlar**.
Dolar geri çekilmelerde tutunabilir; ancak daha net bir yükseliş için daha güçlü ABD verileri, enflasyonun **ikinci tur etkilerinin (second-round effects: ilk fiyat artışlarının ücret ve diğer fiyatlara yayılarak kalıcılaşması)** daha belirginleşmesi, **Fed’den daha sert mesajlar (pushback: gevşeme beklentilerini geri iten/“faiz indirimi beklemeyin” türü duruş)** ya da risk iştahında daha sert düşüş gerekebilir. Petrolün yüksek seyretmesi de genel enflasyon baskısını besleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
Kevin Warsh’ın bir sonraki **Fed Başkanı** olarak onaylanması, erken dönem politika mesajları açısından belirsizlik yaratıyor. TÜFE ve ÜFE güçlü gelirken piyasalar yeniden bir miktar **faiz artışı ihtimalini fiyatlıyor (hike risk: Fed’in faiz artırma olasılığı)**; bu da kısa vadede faizin daha düşük seviyelere hızlı kayacağı beklentisini zayıflatıyor.
DXY en son 98,50 civarındaydı. **Direnç** 98,70 ve 99,00; **destek** 98,10 ve 97,50/60 seviyelerinde.
Nisan’da hem tüketici hem üretici fiyatları yüksek gelince ABD Dolar Endeksi’nin sağlam bir taban bulduğunu düşünüyoruz. Nisan TÜFE’nin aylık %0,6 gelmesi ve 10 yıllık ABD tahvil faizinin %4,75’e tırmanması, enflasyon baskısının kalıcı olabileceği fikrini güçlendiriyor. Bu tablo Fed’i **şahin (hawkish: enflasyonla mücadelede faizleri yüksek tutmaya yakın)** bir çizgide tutuyor; bu nedenle yakın vadede belirgin bir dolar satışını olası görmüyoruz.
Enflasyon riskinin büyük kısmı zaten fiyatlandığı için doların 99,00 direncini aşmakta zorlandığı görülüyor. Bu da önümüzdeki haftalarda **bant hareketini (range-bound: belirli destek-direncin içinde gidip gelme)** daha olası kılıyor; 2025’teki sert yönlü hareketlerden farklı bir dinamik. **Türev ürün (derivative: değeri başka bir varlığa bağlı sözleşme)** işlemi yapanlar için, beklenen 97,50–99,00 bandının dışında seviyeler seçilerek **dalgalanma satışı (selling volatility: fiyat oynaklığı beklentisini satıp prim toplama)** amaçlı stratejiler denenebilir.
98,10 hatta 97,50 desteğine doğru geri çekilmeler, sınırlı riskle yükseliş yönlü pozisyon aramak için fırsat olabilir. **Alım opsiyonu spread’i (call spread: bir alım opsiyonu alıp daha yukarı fiyattan bir alım opsiyonu satarak maliyeti düşüren, riski/karı sınırlı yapı)**, güçlü desteği kullanarak olası tepki yükselişine pozisyon almak için daha kontrollü bir yöntemdir. Bu yapı, destek kırılırsa zararı baştan sınırlar.
Diğer tarafta doların yükselişi sürdürememesi ve özellikle Nisan **perakende satışlarının** beklenti altında %0,2 artması, 98,70–99,00 bölgesini düşüş yönlü denemeler için öne çıkarıyor. DXY bu tavana yaklaşırken **satım opsiyonu (put: düşüşten kazandıran opsiyon)** veya **put spread** ile bant içinde aşağı dönüş senaryosu değerlendirilebilir. Bu yaklaşım, doların kısa vadeli yükseliş potansiyelini sınırlayan güçlü direnci dikkate alır.