Minneapolis Federal Reserve Bankası Başkanı Neel Kashkari, çarşamba günü Minneapolis’teki St. Paul’da düzenlenen St. Paul Bölgesi Ticaret Odası etkinliğinde konuştu. Kashkari, temel sorunun Hürmüz Boğazı’nın ne kadar süre kapalı kalacağı ve bunun enflasyonu (fiyat artış hızını) nasıl etkileyebileceği olduğunu söyledi.
Kashkari, enflasyonun çok yüksek olduğunu ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bunu %2’ye geri indirmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca Fed’in bu %2 hedefini değiştirmemesi gerektiğini ifade etti.
Kashkari, enflasyon şoklarının (örneğin enerji fiyatlarında ani artış gibi dış kaynaklı sarsıntıların) Fed’in sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, ancak görevi zorlaştırdığını söyledi. İran ile ilgili çatışma öncesinde ise enflasyonun %2’ye doğru geri döndüğüne dair bir miktar güveni olduğunu belirtti.
İran kaynaklı şokun enflasyon görünümünü (ileriye dönük beklentileri) değiştirdiğini söyleyen Kashkari, işgücü piyasasının (istihdam ve işsizlik dengesi) yatay seyrettiğini ve bunu “ılık” olarak tanımladı.
İşgücü piyasasının ayakta kaldığını belirten Kashkari, Fed’in politika faizi kararlarının (Fed’in kısa vadeli temel faiz oranının) mortgage faizleri (konut kredisi faizleri) üzerinde ne kadar etkili olacağından emin olmadığını da söyledi.
2025’te İran çatışmasının yarattığı şok, WTI ham petrol fiyatlarını (ABD referans ham petrolü) kısa süreliğine varil başına 120 doların üzerine taşıdı. Fiyatlar daha sonra 95 dolar civarına otursa da jeopolitik risk primi (risk algısı nedeniyle fiyata eklenen fazladan pay) artık kalıcı biçimde fiyatlara yerleşmiş durumda. Orta Doğu’da yeni bir gerginlik kolaylıkla yeni bir sıçramaya yol açabilir; bu da ham petrolde uzun vadeli alım opsiyonlarını (call; belirli fiyattan alma hakkı veren sözleşme) oynaklığa (fiyat dalgalanmasına) karşı bir korunma aracı (hedge; riski dengeleme) olarak öne çıkarıyor. Bu yaklaşım, geçen yıl ortaya çıkan arz kaynaklı risklerin (üretim/taşıma aksaması gibi) ortadan kalkmadığı varsayımına dayanır.
Bunun sonucu olarak enflasyon “inatçı” kaldı. Nisan 2026 TÜFE (CPI; tüketici fiyat endeksi) verisi yıllık bazda %3,4 artış gösterdi; bu oran Fed’in hedefinin belirgin biçimde üzerinde. Bu tablo, 2025’teki endişeleri doğruluyor: dış şoklar enflasyonu %2’ye geri indirmeyi daha zor hale getiriyor. Bu nedenle Fed’den yakın vadede para politikasında gevşeme (faiz indirimi veya daha destekleyici duruş) sinyali beklenmemeli.