WTI ham petrolü salı günü yaklaşık %3,3 yükselerek birkaç gündür süren çıkışı uzattı ve spot işlemlerde (anlık piyasada) 100 dolara yaklaştı. Fiyat kapanışta 99,40 dolar civarındaydı; ardından 98,70 dolar seviyesinde işlem gördü. Daha sonra 98,30 ve 98,66 dolar seviyeleri de kaydedildi.
Hareketin arkasında, Başkan Trump’ın İran’ın son barış önerisini reddetmesi ve ateşkesi “inanılmaz derecede zayıf” diye nitelemesi vardı. Haberlere göre Trump, olası yeni askerî adımlar ile Hürmüz Boğazı’ndan (küresel petrol taşımacılığı için kritik geçiş noktası) ticari gemilere refakat edilmesi konularını ulusal güvenlik ekibiyle görüşmeyi planladı.
Saudi Aramco CEO’su Amin Nasser, piyasada her hafta yaklaşık 100 milyon varillik arz kaybı yaşandığını söyledi. Nasser ayrıca, aksama sürerse normal koşullara dönüşün 2027’ye sarkabileceğini belirtti.
Çarşamba günü açıklanacak EIA stok raporunun (ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin haftalık petrol ve yakıt stok verisi), Hürmüz’deki kapanma sürecinde ABD arz koşullarına dair güncelleme vermesi bekleniyor. Geçen hafta EIA verisinde stoklar 2,3 milyon varil azaldı; beklenti 3,3 milyon varillik azalıştı.
15 dakikalık grafikte günün açılışı 95,14 dolardı; Stochastic RSI (momentum göstergesi; fiyatın son dönemde “aşırı alım/aşırı satım” bölgesine yaklaşıp yaklaşmadığını anlamaya yarar) yaklaşık 42 seviyesindeydi. Günlük grafikte WTI, 105 dolar bölgesinden gelen geri çekilme sonrası 50 günlük EMA’nın (üstel hareketli ortalama; son fiyatlara daha fazla ağırlık verir) yaklaşık 90,30 dolar ve 200 günlük EMA’nın yaklaşık 74,81 dolar seviyesinin üzerinde işlem gördü.
Geçen yılki dalgalanmayı hatırlıyoruz: İran barış önerisi reddedildikten sonra WTI neredeyse varil başına 100 dolara ulaşmıştı. 2025’teki bu sert yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerginliğin piyasayı ne kadar hızlı etkileyebildiğini gösteriyor. Bugün WTI 88 dolar civarında seyrederken, piyasa arz taraflı (üretim/taşıma kaynaklı) her habere sert tepki veriyor.
Yaz aylarındaki yoğun araç kullanımı dönemine girilirken arz tarafındaki sıkılık sürüyor. 6 Mayıs 2026 tarihli son EIA raporu, ham petrol stoklarında 2,1 milyon varillik azalış gösterdi. Bu, talebin yeniden arzı aşmaya başladığına işaret ediyor. Ek aksaklıklar, fiyatları 2025’te görülen zirvelere hızla yaklaştırabilir.
OPEC+ (OPEC ve ortak üreticiler) üretim kısıntılarını sürdürerek fiyatlara taban oluşturuyor ve arz endişelerini artırıyor. ABD enflasyon verilerinde de çekirdek TÜFE’nin (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) %3’ün üzerinde kalması, merkez bankalarının enerji kaynaklı yeni bir fiyat şokuna karşı hâlâ hassas olduğunu gösteriyor. Bu ortamda petrolde güçlü bir yükseliş, daha sıkı para politikası tepkisini (faiz artırımı veya daha uzun süre yüksek faiz) gündeme getirebilir.
Yatırımcılar açısından bu tablo, oynaklığın (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) yüksek kalabileceğine işaret ediyor. Bu da opsiyon stratejilerini öne çıkarıyor. Uzun vadeli alım opsiyonu (call; belirli fiyattan alma hakkı) almak veya boğa call spread (daha düşük kullanım fiyatlı call alıp daha yüksek kullanım fiyatlı call satmak; maliyeti düşürür) gibi yöntemler, olası arz şokuna sınırlı riskle pozisyon almayı sağlayabilir. Buna karşılık, ima edilen volatilite (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen oynaklık) yüksekken, 80 doların düşük seviyelerine doğru sert geri çekilmelerde nakit teminatlı put satışı (cash-secured put; olası alım için nakit ayırarak satış opsiyonu satmak) prim geliri elde etmek ve daha iyi bir giriş seviyesi hedeflemek için kullanılabilir.
Geçen yılki türbülansın önemli teknik seviyeleri artık güçlü psikolojik eşikler. 90 dolar seviyesi ilk önemli direnç bölgesi (yükselişte zorlanılan seviye) olarak öne çıkıyor. Asıl sınav, fiyatların 95-100 dolar bandını yeniden zorlayıp zorlayamayacağı olacak; bu bölge 2025’te “tavan” işlevi görmüştü. Bir sonraki hareket için EIA verileri ve Orta Doğu’dan gelecek haber akışı izlenecek.