Hindistan’daki Altın ETF’leri (Altın Borsa Yatırım Fonu), nisan ayında üst üste 11. ayda da net para girişi gördü. Dünya Altın Konseyi verilerine göre net girişler 297,2 milyon dolara çıktı; marttaki 176,6 milyon dolara göre %68 artış oldu.
Hindistan’da Altın ETF’lerinde Mayıs 2025’ten bu yana para girişi var; en yüksek aylık seviye ocakta görüldü. Martta altın fiyatları %11 düşmesine rağmen, Hindistan Altın ETF’leri yine net giriş aldı; birçok bölgede ise para çıkışı yaşandı.
Küresel Altın ETF Akımları
Küreselde, fiziki altınla desteklenen Altın ETF’leri (fonun elinde gerçek altın tutulan ETF’ler) nisanda 6,6 milyar dolarlık giriş kaydetti ve marttaki çıkışları kısmen telafi etti. Nisandaki en büyük giriş 2,1 milyar dolarla Birleşik Krallık’tan geldi; onu 845 milyon dolarla ABD ve 732 milyon dolarla Hong Kong izledi.
Altının spot fiyatı (piyasada anlık oluşan “hemen teslim” fiyat) mart sonundan bu yana geniş bir bantta, 4.400–4.900 dolar aralığında hareket ediyor. ETF akımları fiziki piyasayı etkileyebilir; ayrıca merkez bankalarının faiz beklentileri ve jeopolitik gelişmeler de fiyat hareketleriyle ilişkilendiriliyor.
Dünya Altın Konseyi’ne göre merkez bankaları 2022’de yaklaşık 70 milyar dolar değerinde 1.136 ton altın ekledi; bu, kayıtlardaki en yüksek yıllık alım. Altın çoğu zaman değer saklama aracı olarak görülür ve ABD Doları ile ABD Hazine tahvillerine (Treasuries: ABD’nin devlet tahvilleri) ters yönde hareket edebilir.
Yatay Bantta İşlem Kurgusu
Bu sürekli alımın, yurt içi enflasyona karşı bir korunma (hedge: riski azaltmak için yapılan pozisyon) olduğu değerlendirilebilir. Hindistan’ın nisan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE/CPI: tüketici enflasyonunu ölçen gösterge) %5,1 ile güçlü kaldı ve beklentilerin biraz üzerinde geldi. Enflasyon baskısı sürdükçe, bireysel ve kurumsal alımların sert geri çekilmelerde düşüşü sınırlaması beklenebilir.
Öte yandan altın tarafında yukarı yönün 4.900 dolar civarında sınırlanması olası görünüyor; çünkü merkez bankası duruşu “şahin” (hawkish: faizleri yüksek tutmaya eğilimli, sıkı para politikası) kalıyor. CME FedWatch Tool verilerine göre piyasa, eylül öncesi ABD’de faiz indirimi ihtimalini yalnızca %20 olarak fiyatlıyor. Bu durum, faiz getirisi olmayan varlıkların (altın gibi kupon/faiz ödemeyen varlıklar) cazibesini azaltır. Bu güçlü direnç, kısa vadede 5.000 dolar üstüne kalıcı bir çıkışı zorlaştırabilir.
Güçlü destek ve sert direncin aynı anda görülmesi, oynaklığı (volatility: fiyatların ne kadar hızlı/geniş dalgalandığı) düşürür; bu da opsiyon (options: belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alım-satım hakkı veren sözleşmeler) işlemleri için önemli bir unsurdur. CBOE Gold Volatility Index (GVZ) (altın opsiyonlarından türetilen “beklenen oynaklık” endeksi) son dönemde 14,5 civarında 6 haftanın dibine indi; bu, piyasanın fiyatın mevcut kanal içinde kalmasını beklediğini gösterir.
Önümüzdeki haftalarda, düşük oynaklık ve bant hareketinden fayda sağlayan stratejiler öne çıkabilir. 4.400–4.900 bandının dışına gelecek kullanım fiyatlarıyla (strike: opsiyonun hak fiyatı) straddle/strangle satışı (iki yönlü opsiyon satışı; fiyatın belirli aralıkta kalmasından prim toplama) gündeme gelebilir. Iron condor (dört opsiyonla kurulan, fiyat aralıkta kalırsa prim kazandıran sınırlı riskli yapı) da fiyat yatay kaldıkça prim (premium: opsiyonun bedeli) toplamak için kullanılabilir.
Bu görüşün ana riski, büyük bir jeopolitik gerilim artışı veya büyük bir merkez bankasından beklenmedik “güvercin” dönüş (dovish: faiz indirimine/gevşemeye daha yakın duruş) olur. Enerji fiyatlarındaki hareketler ve yaklaşan merkez bankası açıklamaları yakından izlenmeli; para politikasında yumuşama sinyali, bandın kırılmasına yol açabilir.