Çin’in merkez bankası (PBoC), Nisan ayında fiyatlarda görülen geçici düşüşün ardından altın rezervlerine ekleme yaptı. Böylece alım serisini 18 aya çıkardı; 8,1 tonluk artış, Aralık 2024’ten bu yana en büyük aylık yükseliş oldu.
Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, merkez bankaları ve diğer kamu kurumları yılın ilk çeyreğinde (Q1) yaklaşık 245 ton altın aldı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre %3 daha yüksek ve beş yıllık ortalamanın biraz üzerinde.
Merkez Bankalarında Altın Alım İvmesi
İlk çeyrekte en büyük ek alımları Polonya ve Özbekistan yaptı; sırasıyla 31 ton ve 25 ton aldı. Çin, Q1’de 7 ton aldı; mevcut çeyrekte toplamın artması bekleniyor.
Nisan ayındaki fiyat geri çekilmesi, Çin Merkez Bankası için altın rezervini artırma fırsatı oldu. Bu alım, Aralık 2024’ten beri en büyük artış ve 18 aydır süren düzenli alımın devamı niteliğinde. Bu tablo, resmi kurumların altını uzun vadeli birikim aracı olarak gördüğüne işaret ediyor.
Bu eğilim tek bir ülkeyle sınırlı değil; dünya genelinde merkez bankaları ilk çeyrekte yaklaşık 245 ton ek alım yaptı. 2022-2024 dönemine bakıldığında, merkez bankalarının güçlü alımları, dolar güçlü olsa bile altının önceki rekorları aşmasına destek olmuştu. Çin’in bu çeyrekte alımlarını artırması beklendiğinden, kurumsal talep fiyatlar için önemli bir dayanak oluşturuyor.
İşlem Fikirleri ve Risk Yönetimi
Yatırımcılar açısından bu kalıcı alımlar, fiyat için “taban” (sert düşüşleri sınırlayan destek) oluşturabilir ve önümüzdeki haftalarda belirgin bir aşağı hareketi daha az olası kılar. Cboe Altın Oynaklık Endeksi (GVZ) (altın fiyatındaki beklenen dalgalanmayı gösteren endeks) Nisan’daki zirvelerinden 20,5 seviyesine gerilediği için, temmuz ve ağustos vadeli “alım opsiyonları” (call: belirli fiyattan alma hakkı veren sözleşme) daha cazip fiyatlanıyor. “Yükseliş yönlü call spread” (bir call alıp daha yüksek kullanım fiyatlı call satarak maliyeti düşüren strateji) kurmak, yılın zirvelerine doğru kademeli bir hareket beklentisine düşük maliyetle pozisyon almak için kullanılabilir.
Düzenli talep nedeniyle yatırımcılar, “out-of-the-money” put (kullanım fiyatı mevcut fiyatın altında olduğu için bugün kullanılması mantıklı olmayan satım opsiyonu) satarak “prim” (opsiyon satıcısının peşin aldığı ücret) toplamayı da değerlendirebilir. Nisan sonunda 2.300 dolar seviyesine inişin hızlı şekilde alımlarla karşılanması, bu merkez bankası hareketiyle uyumlu güçlü bir “destek”e işaret ediyor. Bu yaklaşım, fiyat yükselirken ya da yatay seyrederken kazanç hedefler; büyük bir satış dalgasının olası olmadığı görüşüne dayanır.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerinde Nisan için yıllık TÜFE’nin (CPI: tüketici fiyat endeksi, enflasyonun ana göstergesi) %3,6 ile yüksek kalması, Fed’in faizleri sabit tutabileceğine işaret ediyor. Tarihsel olarak bu tür bir faiz duruşu altın için olumsuz sayılabilir. Ancak merkez bankalarının ısrarlı alımları, bu etkiye karşı güçlü bir denge unsuru olarak öne çıkıyor; strateji oluştururken bu faktörün hesaba katılması gerekiyor.