Alberto Musalem, St. Louis Federal Rezerv Bankası Başkanı, Çarşamba günü Mississippi Bankacılar Birliği’nde konuştu. Tarifeler (ithalata ek vergi) ve savaşla ilgili belirsizliğin ABD ekonomisi için olumsuz bir etken olduğunu söyledi.
Gevşek finansal koşullar (krediye erişimin kolay ve maliyetlerin görece düşük olması) gibi destekleyici etkenlerin şimdilik olumsuz etkenlerden daha güçlü olduğunu belirtti. İşgücü piyasasının geçen yılki kademeli soğumanın ardından dengelendiğini, son istihdam artışının “başabaş” (işsizlik artmadan ekonomiyi taşıyan) seviyeye yakın olduğunu ifade etti.
Enflasyon Riskleri ve Politika Belirsizliği
Enflasyonun Fed’in hedefinin belirgin biçimde üzerinde olduğunu, tarife ve petrol şoklarının (enerji fiyatlarında ani sıçrama) yanı sıra takip edilmesi gereken temel enflasyon eğilimi bulunduğunu söyledi. Fed’in iki hedefi (fiyat istikrarı ve maksimum istihdam) açısından da riskler olduğunu, ancak risk dengesinin enflasyon tarafına kaydığını belirtti.
Faizlerin bir süre sabit kalmasını gerektirebilecek makul senaryolar olduğunu; mevcut politikanın gerçek (enflasyondan arındırılmış) faiz açısından nötr (ekonomiyi ne destekleyen ne de kısıtlayan) ya da hafif destekleyici olduğunu söyledi. Ayrıca hem faiz indirimi hem de faiz artışına yol açabilecek senaryoların mümkün olduğunu ekledi.
Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC, Fed’in faiz karar organı) %2 enflasyon hedefine bağlı olduğunu, bu hedefe ulaşmanın büyüme ve istihdamı desteklediğini vurguladı. Tüketicilerin ve şirketlerin yüksek ve yükselen fiyatlarla baş etmekte zorlandığını; alüminyum, helyum ve diğer girdilerdeki maliyet artışlarının (üretimde kullanılan ham madde/ara malı maliyetleri) aksatıcı olabileceğini söyledi.
Bazı firmaların belirsizlik nedeniyle işe alımı durdurduğunu ifade etti. Para politikasında bağımsızlığın değerli olduğunu, Fed’in hesap verebilir olması ve şeffaf iletişim kurması gerektiğini ekledi.