Societe Generale ekonomistleri, 7 Mayıs’taki yerel seçimler öncesinde Başbakan Keir Starmer etrafında siyasi riskin arttığını bildirdi. Bankaya göre zayıf bir sonuç, liderlik tartışmasını (parti içinde liderin değişmesi için baskı) tetikleyebilir; süreç Eylül’deki parti kongresine kadar uzayabilir.
Starmer, Peter Mandelson’ın ABD büyükelçisi olarak atanması konusunda Parlamento’yu yanılttığı iddiasıyla hakkında soruşturma açılıp açılmamasına ilişkin Meclis oylamasıyla karşı karşıya kaldı ve bu oylamayı atlattı. Bahis piyasaları, Starmer’ın 2026 sonuna kadar görevden ayrılma olasılığını (piyasaların fiyatladığı ihtimal) yaklaşık %66 olarak görüyor.
Yerel Seçimler Öncesi Artan Siyasi Risk
Haberlerde, yerel seçimlerin ardından kabinede değişiklik (bakanların yer değiştirmesi) olabileceği konuşuluyor. Notta ayrıca belirgin bir halefin (yerine geçecek isim) bulunmamasının, olası bir liderlik hamlesinin hızını etkileyebileceği belirtildi.
Başbakan Starmer çevresinde siyasi riskin yeniden yükseldiği görülüyor; bu durum, Mayıs 2025’teki yerel seçimler öncesinde izlenen tabloya benziyor. Bu perşembe, 7 Mayıs’ta yapılacak yerel seçimler yaklaşırken piyasalar olası sonuçlara hazırlanıyor. İşçi Partisi’nin zayıf performansı, liderlik yarışına ilişkin söylentileri hızla artırabilir.
Bu belirsizlik, Birleşik Krallık varlıklarında “örtülü oynaklık”ta (opsiyon fiyatlarından hesaplanan, piyasaların beklediği dalgalanma) artışa yol açıyor. FTSE 100’ün oynaklık endeksi VFTSE, 15,2’ye yükseldi; bu seviye, yatırımcıların oylama öncesi tedirginliğini yansıtıyor. Geçmişte bu tür siyasi dalgalanmalar, keskin ve öngörmesi zor fiyat hareketlerine neden olabildi.
Döviz tarafında sterlin yakından izleniyor. GBP/USD paritesinde bir aylık opsiyon oynaklığı yükselirken, parite 1,2500 seviyesinin üzerinde kalmakta zorlanıyor. Hükümet için zayıf bir sonuca işaret eden bir tablo, sterlinde hızlı satışları tetikleyebilir.
Piyasa Oynaklığında Stratejiler
Bu ortamda, daha çok iç pazara bağlı FTSE 250 endeksi üzerine opsiyon almak dikkat çekiyor; çünkü FTSE 250, çok uluslu şirketlerin ağırlıkta olduğu FTSE 100’e göre Birleşik Krallık’taki siyasi çalkantılara daha hassas. “Straddle” (aynı vadede hem alım hem satım opsiyonu alarak fiyatın hangi yöne gittiğinden bağımsız, büyük harekette kazanç hedefleyen strateji), seçimlerin “ya olur ya olmaz” (ikili) sonucuna karşı işlem yapmak için kullanılabilir. Bu yaklaşım, beklenmedik bir rahatlama rallisinde yukarı yönü, siyasi kriz senaryosunda ise aşağı yönü yakalamayı amaçlar.
Son anketler, İşçi Partisi’nin ülke genelindeki farkının bir yıl önce 20 puanın üzerindeyken 12 puana indiğini gösteriyor; bu da liderlik tartışması riskini destekliyor. 2022’deki “mini bütçe” (piyasada sert tepki yaratan kısa kapsamlı mali paket) sonrası yaşanan piyasa sarsıntısı, siyasi istikrarsızlığın devlet tahvilleri ve sterlini ne kadar hızlı cezalandırabildiğini hatırlatıyor. “Gilt” (Birleşik Krallık devlet tahvili) ve sterlin benzer bir şok yaşayabilir; ölçü daha sınırlı olsa da.
Bu haftaki oylamanın hemen ardından bir liderlik hamlesi gelmese bile, riskin Eylül’deki İşçi Partisi kongresine kadar piyasaların üzerinde kalması bekleniyor. Bu da daha uzun vadeli oynaklık pozisyonları (dalgalanma beklentisine yönelik, vadesi uzun işlemler) taşımayı daha temkinli bir seçenek haline getirebilir. Başbakanın konumu net biçimde güvenceye kavuşana kadar, Birleşik Krallık varlıklarındaki “risk primi”nin (belirsizlik için talep edilen ek getiri) kolay kaybolması beklenmiyor.