Commerzbank, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) İsviçre frankını ABD doları gibi büyük para birimlerine karşı kalıcı şekilde zayıflatmak için elinde sınırlı seçenek kaldığını belirtiyor. Bankaya göre sözlü yönlendirme (merkez bankasının kurla ilgili mesaj vererek piyasayı etkilemeye çalışması) ve daha hızlı tepkiler, kurun uzun vadeli yönünü değiştirmiyor.
Notta, frankın uzun vadeli seyrini değiştirmek için büyük ölçekli döviz müdahalesi (merkez bankasının piyasada alım-satım yaparak kura doğrudan etki etmesi) gerektiği, bunun da 2024 öncesine benzer bir büyüklükte olacağı ifade ediliyor. Birkaç milyar İsviçre frangı (CHF) tutarındaki müdahalelerle, gerekebilecek yaklaşık 50 milyar CHF düzeyi karşılaştırılıyor.
Commerzbank, SNB’nin bu kadar büyük tutarlardan kaçındığını; çünkü daha yüksek döviz rezervlerinin (merkez bankasının yabancı para/varlık birikimi) yabancı para riskini artırdığını söylüyor. Ayrıca mevcut koşullarda SNB’nin bilançosundaki (merkez bankasının varlık ve yükümlülük toplamı) ABD doları (USD) riskini büyütmek istemeyebileceği vurgulanıyor.
Notta ABD ile ticaret anlaşmasının kırılgan olduğu ve güçlü müdahalelerin ABD başkanından olumsuz tepki çekebileceği de ekleniyor. Daha sert bir ticaret geriliminin reel ekonomiyi (üretim, istihdam, tüketim gibi finans dışı alanlar) etkileyebileceği; bunun da SNB’yi adım atmaktan caydırabileceği belirtiliyor.
SNB’nin İsviçre frankını anlamlı biçimde zayıflatacak çok az aracı kaldı. Bu durum, frankın güçlenmesine doğru yapısal bir eğilim yaratıyor; yani USD/CHF paritesindeki (iki para biriminin birbirine karşı değeri) kısa vadeli toparlanmaların geçici kalması bekleniyor. Banka bunu dönemsel (konjonktürel) değil, kalıcı (yapısal) bir sorun olarak görüyor.
2026’nın ilk çeyreğinde İsviçre enflasyonunun yaklaşık %1,5’te sabit kaldığı, bunun da ABD’de kalıcı görülen %3 seviyesinin belirgin altında olduğu belirtiliyor. Bu temel fark, frankı “değer saklama aracı” (belirsizlikte değeri daha iyi koruduğu düşünülen para) olarak öne çıkararak sermaye girişini destekliyor. SNB’nin döviz rezervleri zirveden gerilemiş olsa da yaklaşık 850 milyar CHF ile hâlâ çok yüksek; bu da bankayı bilançosunu daha fazla büyütme konusunda isteksiz kılıyor.
Commerzbank’a göre frankın uzun vadeli yönünü gerçekten değiştirmek için SNB’nin 2024 öncesinde görülen ölçekte, muhtemelen on milyarlarca CHF’lik müdahale yapması gerekir. Son bir yılda görülen küçük müdahaleler temel baskıları dengelemeye yetmiyor; bu nedenle bunlar franka yeni bir yön vermekten çok kısa vadeli dalgalanma yaratıyor.
Ayrıca özellikle ABD ile hassas ticaret ilişkisi nedeniyle ciddi siyasi kısıtlar bulunuyor. Banka, frankı zayıflatmaya yönelik büyük ölçekli müdahalelerin “kur manipülasyonu” (kuru bilinçli biçimde baskılama suçlaması) olarak etiketlenebileceğini ve ticaret anlaşmasını riske atabileceğini düşünüyor. Reel ekonomi üzerindeki bu riskin, SNB için güçlü bir caydırıcı olduğu vurgulanıyor.
Türev ürün (değeri döviz kuru gibi bir varlığa bağlı sözleşmeler) işlemi yapanlar açısından bu, önümüzdeki haftalarda frankın kısa vadeli zayıfladığı hareketlerde satış yapmanın bir strateji olabileceğine işaret ediyor. SNB’nin sözlü müdahaleleriyle oluşabilecek franktaki düşüşler, daha uzun vadeli yükseliş beklentisine (frankın güçlenmesi) yönelik pozisyonlar için giriş fırsatı olarak görülebilir. USD karşısında CHF için daha uzun vadeli alım opsiyonu (call; belirli tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı) almak, fraktaki yapısal değerlenmeden yararlanmayı hedeflerken olası kaybı sınırlamaya yardımcı olur.