WTI, cuma günü erken Avrupa saatlerinde 102,40 dolar civarında işlem gördü ve 102,50 doların altına indi. ABD dolarının güçlenmesi düşüşte etkili olurken, Orta Doğu’daki çatışma riski fiyat kayıplarını sınırladı.
ABD Merkez Bankası (Fed), çarşamba günü yapılan nisan toplantısında politika faizini (federal fonlama oranı: bankaların birbirine gecelik borç verme faizi) %3,50 – %3,75 aralığında sabit tuttu. Fed Başkanı Jerome Powell, kısa vadeli enflasyon beklentilerinin yükseldiğini söyledi ve başkanlığı bittikten sonra da Yönetim Kurulu’nda (Fed’in en üst karar organı) belirsiz bir süre kalacağını belirtti.
BAE’nin OPEC’ten Çıkışı
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) 1 Mayıs’ta OPEC’ten ayrılması bekleniyor. Karar, İran’a atfedilen (İran da OPEC üyesi) ve haftalarca süren füze ile dron (insansız hava aracı) saldırılarının ardından geldi.
Petrol arzına ilişkin endişeler sürerken, Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam etti. Reuters’ın çarşamba günkü haberine göre Donald Trump’a, İran’ı nükleer programı konusunda yeniden müzakereye zorlamayı hedefleyen askeri saldırı planları hakkında perşembe günü brifing (resmi bilgilendirme) verilmesi bekleniyordu.
İranlı bir yetkili, perşembe günü saldırıların yeniden başlaması halinde İran’ın ABD mevzilerine “uzun ve acı verici saldırılarla” yanıt vereceğini söyledi. Bu gelişmeler arzın aksaması riskini artırarak, daha güçlü dolara rağmen fiyatları destekledi.
Piyasanın geçen yıl İran’la topyekûn bir çatışma korkusuyla petrolü varil başına 102 doların belirgin üzerinde tuttuğu görülmüştü. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve BAE’nin OPEC’ten ayrılması, fiyatlara önemli bir risk primi (olası kötü senaryolar için eklenen fiyat payı) eklemişti. Buna karşılık, Fed’in enflasyonda sıkı duruş sinyali güçlü doları desteklemişti.
Piyasanın Odağı Verilere Kaydı
Bugün tablo belirgin şekilde değişti; WTI çok daha düşük seviyede, varil başına 79 dolara yakın işlem görüyor. Bölgede başka gerilimler sürse de, İran’la savaşın büyük bir arz kesintisi yaratacağına dair ani korku azaldı. Fed politikası daha baskın bir unsur oldu; faizler artık %5,25 – %5,50 aralığında ve bu durum doları desteklemeyi sürdürüyor.
2025 boyunca piyasada görülen yüksek savaş primi fiyatlardan büyük ölçüde silindi. Bu nedenle anlık jeopolitik manşetler yerine temel ekonomik verilere odaklanmak daha anlamlı. Piyasa artık askeri brifinglerden çok, küresel talep sinyalleri ve stok seviyeleriyle (depolardaki petrol miktarı) ilgileniyor.
Örneğin, haftalık arz verileri yakından izleniyor; mevcut veriler ABD’de stokların rahat olduğunu gösteriyor. Son ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA: ABD’nin resmi enerji veri kurumu) raporu, ham petrol stoklarında 2,7 milyon varillik artışa işaret ederek yakın vadeli arz sıkışıklığı endişesini azalttı. Bu tür veriler, kısa vadeli fiyat hareketlerinde ana belirleyici konumunda.
Piyasadaki yoğun korku azaldığı için petrol opsiyonlarında ima edilen oynaklık (opsiyon fiyatlarından çıkarılan “beklenen dalgalanma” seviyesi) geçen yıla göre daha düşük. Bu da opsiyonları korunma (hedging: fiyat riskini azaltmak) veya fiyat dalgalanmasına yönelik işlem için görece ucuz hale getiriyor. Ekonomide yavaşlamanın yaratabileceği düşüş riskine karşı satım opsiyonu (put: belirli fiyattan satma hakkı) alımı değerlendirilebilir.
İleriye dönük ana değişken çatışma değil, merkez bankası politikası ve bunun büyümeye etkisi. Fed’in ne zaman faiz indirimine başlayabileceğini öngörmek için enflasyon raporları ve iş gücü piyasası verileri izleniyor. Faiz indirimi doları zayıflatıp petrol fiyatlarını destekleyebilir. Bu nedenle işlemleri, Orta Doğu haber akışına tepki vermekten ziyade kritik ekonomik veri açıklamalarına göre kurgulamak daha etkili olabilir.