EUR/JPY, Cuma günü Asya işlemlerinde önceki günkü %1,88’lik düşüşün ardından 184,40–184,50 bandına yakın seyretti. Hareket, Tokyo enflasyon verilerinin karışık gelmesi sonrası Japon yeninin zayıflamasıyla geldi.
Tokyo manşet TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) Nisan’da yıllık bazda %1,5’e yükseldi (önceki %1,4). Taze gıda hariç çekirdek TÜFE yıllık %1,5 arttı; bu oran %1,8’lik beklentinin altında ve önceki %1,7’nin gerisinde kaldı. Taze gıda ve enerji hariç TÜFE ise %1,7’den %1,5’e geriledi.
Tokyo Enflasyonu ve Yen Tepkisi
Yen, daha önceki sert hareketin ardından destek bulmuştu; bu hareket piyasada Japon yetkililerin olası müdahalesiyle (kur hareketini sınırlamak için piyasaya döviz alım-satımıyla girilmesi) ilişkilendirildi. Maliye Bakanlığı herhangi bir işlem doğrulamadı; yatırımcılar yeni müdahale olasılığını tartıyor.
Uluslararası İşlerden Sorumlu Maliye Bakan Yardımcısı Atsushi Mimura, müdahale veya ham petrol vadeli işlemleri hakkında yorum yapmadı. Japonya’nın kur konularında ABD ile yakın temasını sürdürdüğünü söyledi.
Euro da, ECB’nin (Avrupa Merkez Bankası) Nisan toplantısında faizleri değiştirmemesiyle destek buldu; mevduat faizi %2’de kaldı. ECB, görünümün genel olarak değişmediğini, ancak enflasyonda yukarı yönlü risklerin ve büyümede aşağı yönlü risklerin arttığını belirtti.
Opsiyon Oynaklığı ve Müdahale Riski
Geçen yıl görülen müdahaleler, kısa vadede çok sert oynaklık yarattı ancak yenin uzun vadeli değer kaybı eğilimini değiştirmedi. 2022 ve 2024’teki örneklerde olduğu gibi, trilyonlarca yen harcanmasına rağmen etki geçici kaldı. Türev ürün (değeri kur gibi bir varlığa bağlı finansal ürün) işlemi yapanlar açısından bu, yenin zayıf kalması yönündeki ana eğilim sürerken ani ve sert ters hareket riskinin yüksek olduğu anlamına geliyor. Bu tür dönemlerde EUR/JPY opsiyonlarında ima edilen oynaklık (opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen oynaklık) %12’nin üzerine çıktı.
ECB’nin Nisan 2025’teki temkinli duruşundan bu yana Avrupa ile Japonya arasındaki politika farkı daha da açıldı. Euro Bölgesi’nde kalıcı yüksek seyreden enflasyonun %2,8 olması, ECB’yi mevduat faizini %2,25’te tutmaya itti. Buna karşılık Japonya Merkez Bankası faizi yalnızca %0,1’e yükseltti. Bu büyük faiz farkı, euroyu desteklemeyi sürdürüyor.
Bu ortam, yatırımcıların EUR/JPY’de yükseliş beklentisiyle alım opsiyonu (call: belirli fiyattan satın alma hakkı veren opsiyon) almayı değerlendirebileceğine işaret ediyor; böylece olası bir müdahalede risk önceden sınırlanır. Ayrıca “kullanım fiyatı uzak” satım opsiyonu (out-of-the-money put: mevcut fiyata göre daha aşağı bir seviyeden satma hakkı veren opsiyon) satmak, yüksek prim (opsiyon satıcısının aldığı ücret) toplayarak bir strateji olabilir; varsayım, yen güçlenmesinin kısa süreli kalacağı yönündedir. Ancak müdahale beklenenden büyük olursa bu stratejinin riski yüksektir.
Piyasadaki temel gerilim, Japonya Merkez Bankası’nın gevşek/temkinli para politikası ile Maliye Bakanlığı’nın aktif kur müdahalesi yaklaşımı arasındaki çatışma. Bu gerilim, görülen yüksek oynaklığın ana nedeni.