Not, ABD dolarındaki (USD) son güçlenmenin, olumlu bir **dış ticaret fiyatları şoku** (ülkenin ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına göre avantajlı hale gelmesi) ve hâlihazırda yüksek **ticaret ağırlıklı USD pozisyonları** (USD’nin, ABD’nin ticaret yaptığı ülke para birimlerine göre ağırlıklandırılmış sepetine karşı elde tutulma düzeyi) tarafından desteklendiğini savunuyor. Bu durum, portföylerin yeniden dengelenmesi ihtiyacını azaltıyor. Bu nedenle mevcut ortamda, **teknik satış baskısının** (grafik göstergeleri ve işlem seviyelerine dayalı satışların) doları anlamlı biçimde aşağı çekmesi için güçlü bir tetikleyici gerektiği belirtiliyor.
Not ayrıca, USD’nin bugünkü **Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC)** kararında belirleyici bir unsur olmasının zor olduğunu öne sürüyor. Buna karşılık, son iki ayın genel olarak **finansal koşullarda gevşeme** (fonlama ve krediye erişimin görece kolaylaşması) anlamına geldiği belirtiliyor; çünkü artan çatışmalar, **USD likiditesine talebi** (dolar cinsinden nakde ve kısa vadeli fonlamaya ihtiyaç) yükseltti.
Terms Of Trade And Positioning
ABD’nin rekabet gücüne dair önceki endişelerin, dış ticaret fiyatlarındaki iyileşmenin ABD’nin **dış dengesini** (ülkenin dış ticaret ve dış finansman görünümü) desteklemesiyle kısa vadede azaldığı anlatılıyor. Not, USD’den bir miktar çıkış olup Kanada doları ve Çin yuanı gibi alternatiflere kayış görüldüğünü de kabul ediyor.
Bu dengeleyici akışlara rağmen, doların euro, Japon yeni ve Meksika pesosu karşısındaki güçlü performansı, **ticaret ağırlıklı USD sahipliğini** yüksek tutuyor. Ancak bu seviyenin, büyük ölçekli **aşağı yönlü yeniden dengeleme akımlarını** (yatırımcıların pozisyon azaltarak satışa geçmesi) tetikleyecek kadar aşırı olmadığı değerlendiriliyor.
İşlem perspektifinde ana mesaj, dolar görünümünün olumlu kalmaya devam ettiği ve kısa vadeli bir dönüş beklentisi yerine yukarı yönün sürmesine uyumlu stratejilerin (örneğin **DXY alım opsiyonları**; dolar endeksinin yükselişine oynayan opsiyonlar) daha mantıklı olabileceği. Gerekçe olarak **para politikası ayrışması** (ABD ile diğer merkez bankalarının faiz patikalarının farklılaşması) gösteriliyor; 2026 ilk çeyrek ABD büyümesinin %2,8 olması ve **çekirdek enflasyonun** (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) yüksek seyretmesinin, Fed’in faiz indirme isteğini azaltabileceği ifade ediliyor.
Relative Value Trade Setups
**Göreli değer** yaklaşımında (benzer varlıklar arasında ucuz-pahalı karşılaştırmasına dayalı işlem), euro dolar karşısında “fonlama” amaçlı makul bir kısa pozisyon olarak sunuluyor; **tanımlı riskli** yapılar (zararın önceden sınırlı olduğu opsiyon kurguları) kapsamında EUR/USD **alım opsiyonu spreadi satışı** (aynı vadede farklı kullanım fiyatlı iki alım opsiyonu ile prim toplayan strateji) örnek veriliyor. Bu görüş, euro bölgesindeki zayıf veriler (Almanya IFO 98,5) ve Avrupa Merkez Bankası’nın 2026 Temmuz’a kadar faiz indiriminin mümkün olduğuna işaret etmesine dayanıyor; buna karşılık Fed’in **şahin** (enflasyonla mücadele odağını koruyan) bir “bekle-gör” duruşu sergileyebileceği belirtiliyor.
Yen tarafında, Japon parasının daha kırılgan olduğu, bu nedenle daha yüksek risk iştahına sahip yatırımcılar için USD/JPY’de uzun pozisyonun cazip olabileceği söyleniyor. Gerekçe, Japonya Merkez Bankası’nın çok gevşek politika ve sıfıra yakın faize bağlı kalması; bunun da ABD-Japonya **faiz farkını** (iki ülke tahvil getirileri arasındaki makas) açması. Not ayrıca, Kanada dolarının bir miktar destek bulduğunu (WTI petrol fiyatının 85 dolar üzerinde seyretmesinin katkısıyla) ancak diğer para birimlerindeki geniş çaplı zayıflığın (Meksika pesosu dahil) önümüzdeki haftalarda opsiyonlarla sert bir dolar düşüşüne bahis yapmanın daha düşük olasılıklı bir işlem olduğunu güçlendirdiğini vurguluyor.