WTI üçüncü günde de yükseldi; Çarşamba Asya işlemlerinde varil başına 96,90 dolar civarında işlem gördü. ABD-İran görüşmelerinin tıkanması ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalmasıyla arz (piyasaya sunulan petrol miktarı) endişeleri arttı.
ABD Başkanı Donald Trump, müzakereler sürerken İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ABD deniz ablukasının kaldırılmasını istediğini söyledi. Bu kapanma, küresel petrol sevkiyatlarının yaklaşık %20’sini durdurdu.
Arz Riskleri Artıyor
ABD, İran üzerindeki baskıyı artırdı; Tahran’la bağlantılı Çinli rafinerilere (ham petrolü benzin/dizel gibi ürünlere çeviren tesisler) olası yaptırımlar gündeme geldi. Ayrıca Hürmüz’den geçiş için “geçiş ücreti” ödeyen ülkelere karşı adımlar da değerlendirildi.
Reuters, BAE’nin 1 Mayıs’ta OPEC’ten (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) ayrılacağını Salı günü bildirdi. Haberde bu adım, İran krizi ve Körfez ülkeleri arasındaki ayrışmayla ilişkilendirildi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Kharg Adası’ndaki depolamanın (ham petrol stok kapasitesi) neredeyse dolu olduğunu ve bunun İran’a günlük yaklaşık 170 milyon dolar gelir kaybı yazdığını söyledi. Hazine’nin İran’ın “gölge tanker filosunun” (yaptırımları aşmak için kimlik/konum bilgilerini gizleyerek yapılan taşıma ağı) büyük kısmına yaptırım uyguladığını, İran petrolü alanların ABD bankacılık sistemine erişiminin kesilebileceğini belirtti.
Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) 97 dolara yaklaşırken petrol fiyatlarında kısa vadede yön yukarı görünüyor. Hürmüz Boğazı’nın fiili kapanması, geçici olarak günde yaklaşık 21 milyon varili, yani küresel arzın %20’sini piyasadan çekti. Bu büyük aksama, fiyat artışlarının sürebileceğine işaret ediyor.
Dalgalanma ve Pozisyonlanma
ABD-İran çatışması ve BAE’nin OPEC’ten ayrılma takvimi, piyasada sert dalgalanma (fiyatların hızlı ve geniş aralıkta oynaması) riskini yükseltiyor. CBOE Ham Petrol Volatilite Endeksi’nin (OVX: opsiyon fiyatlarından türetilen, beklenen fiyat oynaklığını gösteren endeks) 2022’deki arz şokuna benzer şekilde çok yıllık zirvelerde kalması bekleniyor. Haziran ve Temmuz 2026 vadeli WTI ve Brent vadeli işlemleri (belli bir tarihte alma-satma fiyatını bugünden belirleyen sözleşmeler) üzerinde alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) almak, yükselişten faydalanma amaçlı başlıca stratejiler arasında öne çıkıyor.
Tarihsel olarak jeopolitik arz şokları fiyatları hızla yukarı taşır. 2022’de Brent 90 dolardan 120 doların üzerine bir aydan kısa sürede çıkmıştı. Mevcut Hürmüz durumu fiziki arzı daha doğrudan etkilediği için, ikinci çeyrek bitmeden 120 dolar seviyesinin yeniden test edilmesi olasılık dışı değil.
Brent ile WTI arasındaki fiyat farkının (spread: iki gösterge fiyat arasındaki fark) belirgin şekilde açılması da bekleniyor. Kriz Orta Doğu kaynaklı petrolü etkiliyor; bu petrol genelde Brent’e göre fiyatlandığı için Brent tarafı daha hassas. BAE’nin 1 Mayıs’ta OPEC’ten resmen ayrılması da izlenmesi gereken önemli bir tarih; piyasalara ek belirsizlik ve yükseliş beklentisi getirebilir.
Geçmiş krizlerden farklı olarak, devlet müdahalesi seçenekleri sınırlı görünüyor. ABD Stratejik Petrol Rezervi (SPR: acil durumlar için tutulan devlet petrol stoku) yaklaşık 365 milyon varil düzeyinde ve 40 yılın en düşük seviyelerine yakın. Bu, uzun süren bir kesintinin etkisini azaltma kapasitesini zayıflatıyor. Bu sınırlı tampon ve yaptırımların İran’ın gölge tanker ağını sıkıştırması, arz sıkışıklığının kısa sürede çözülmeyebileceğine işaret ediyor.