NZD/USD Salı günü %0,4 düştü ve 0,5925 civarını gördükten sonra 0,5900 seviyesini yine aşamayarak 0,5885’e yakın kapandı. Parite 0,5860 ile 0,5925 arasında 65 piplik bir bantta hareket etti. Gün içi ilk güç kayboldukça daha düşük zirveler oluştu.
Yeni Zelanda’da odak Çarşamba günü RBNZ’den (Yeni Zelanda Merkez Bankası) Breman’ın konuşmasına ve Perşembe günü açıklanacak ANZ–Roy Morgan tüketici güveni verisine kayıyor. Önceki tüketici güveni 91,3’tü. İran’daki çatışma emtia (hammadde) fiyatlarını ve navlun (taşıma) maliyetlerini yukarı iterken, Avustralya’nın ÜFE’si (Üretici Fiyat Endeksi: üreticilerin satış fiyatlarındaki değişim) Cuma günü açıklanacak.
Fed Kaynaklı Risk Ve ABD Verileri
ABD’de Fed’in (ABD Merkez Bankası) faiz kararı Çarşamba 18:00 UTC’de açıklanacak. Faizlerin %3,50–%3,75 aralığında sabit kalması bekleniyor. Perşembe günü ABD 1. çeyrek GSYH (ekonominin toplam üretimi) ve Çekirdek PCE (gıda ve enerji hariç kişisel tüketim harcamaları enflasyonu) verileri de izlenecek. Çekirdek PCE’nin yıllık %3,2 gelmesi bekleniyor; önceki %3’tü.
15 dakikalık görünümde parite 0,5915’teki gün açılışının altında kaldı, Stokastik RSI (aşırı alım/satımı gösteren momentum göstergesi) 44 civarındaydı. Günlük grafikte 0,5885 civarında işlem gördü; 200 ve 50 dönemlik EMA’ların (üssel hareketli ortalama: fiyat trendini yumuşatan ortalama) 0,5850–0,5860 bölgesindeki seviyelerinin üzerinde kaldı. Stokastik RSI ise 74 civarındaydı.
Rbnz–Fed Ayrışması Ve Kiwi Eğilimi
Bu tablo, merkez bankaları arasında belirgin bir politika ayrışması yaratıyor. RBNZ, ANZ tüketici güveninin zayıf 85,1 seviyesinde olması gibi iç verilerdeki bozulma nedeniyle Şubat’ta politika faizini (resmi nakit oranı) %5,25’e indirdi. Fed ise ancak şimdi yaz aylarında ilk faiz indirimine gidebileceğine işaret ediyor; bu durum Yeni Zelanda Doları’na (Kiwi) destek veriyor.
Bu görünümle birlikte yatırımcılar NZD/USD’de ek yükseliş ihtimalini değerlendirebilir. Önümüzdeki iki-üç ay içinde vadesi dolacak, 0,6150 kullanım fiyatlı alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) almak; yükselişten yararlanırken riski önceden belirlenmiş şekilde sınırlamayı sağlar. Bu yaklaşım, faiz farkının Yeni Zelanda Doları lehine değişmesinden faydalanır.
Alternatif olarak yükseliş yönlü alım opsiyonu spread’i (bull call spread: bir call alıp daha yukarı kullanım fiyatlı başka bir call satma) ilk maliyeti düşürebilir. Örneğin 0,6100 call alıp 0,6250 call satmak, sert değil kademeli bir yükselişe pozisyon alır. Bu da trendin dönmesine rağmen, yaklaşan ABD istihdam ve enflasyon verileri netleşene kadar yükselişin ağır ilerleyebileceği görüşünü yansıtır.