TD Securities, İran kaynaklı **stagflasyon** (ekonomik büyümenin zayıflarken enflasyonun yüksek kalması) risklerinin Fed’i (**ABD Merkez Bankası**) temkinli tutması nedeniyle ABD’de üretim/büyümenin 2026’nın sonlarına doğru **potansiyel büyüme**ye (ekonominin enflasyonu artırmadan sürdürebileceği hız) yavaşlamasını bekliyor. Kurum, 2026’da GSYH’nin (gayrisafi yurt içi hasıla) **Q4/Q4** (dördüncü çeyrekten dördüncü çeyreğe) bazında %1,9 artacağını, işsizliğin 2026 4. çeyrekte %4,3’e yakın olacağını ve önümüzdeki bir yılda **resesyon** (ekonomik daralma) olasılığını %30 olarak öngörüyor.
Şirket, daha yüksek benzin fiyatlarıyla karşılaşan tüketicileri daha büyük vergi iadelerinin desteklemesiyle, büyümenin bu yılın sonuna doğru potansiyele yaklaşacağını düşünüyor. 2026 büyümesinin ise bir kapanma (kamu faaliyetlerinin durması) sonrası **kamu tüketiminde** (devletin mal ve hizmet harcamaları) toparlanma nedeniyle yılın başında daha güçlü olmasını bekliyor.
Büyüme Enflasyon Ve Politika Görünümü
Yüksek enerji fiyatları ve tarifelerin (ithalat vergileri) kısa vadede tüketici fiyatlarını yukarı çekmesi bekleniyor. **Çekirdek TÜFE** (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç tüketici enflasyonu) 2026 2. çeyrekte yıllık bazda yaklaşık %3,0 ile zirve yapacak; **çekirdek PCE** için de (Fed’in yakından izlediği, kişisel tüketim harcamaları enflasyonu) benzer seviyeler öngörülüyor.
Petrol fiyatı etkisinin büyük ölçüde **manşet enflasyonda** (toplam enflasyon) görülmesi bekleniyor. **Dezenflasyonun** (enflasyonun düşmesi) 2026’nın ikinci yarısında yeniden başlaması öngörülüyor.
İran’daki çatışma, kısa vadede stagflasyon riskini artırıyor; bu da Fed’in yılın büyük bölümünde **faizleri sabit tutmasına** (bekle-gör) yol açabilir. **WTI ham petrol vadeli işlemleri** (ABD tipi petrol için gelecekte teslimat fiyatını belirleyen kontratlar) 2026 Nisan ayının büyük kısmında varil başına 90 doların üzerinde kalarak tüketici benzin fiyatlarını doğrudan etkiledi. Bu durum, enerji ve hisse piyasalarında **oynaklığın** (sert fiyat dalgalanmaları) ana tema olmaya devam edeceğine işaret ediyor.
Beklenti, çekirdek enflasyonun bu ikinci çeyrekte zirve yapması yönünde. Mart 2026’da açıklanan çekirdek TÜFE’nin yıllık %2,9 gelmesi, enflasyonda döngü zirvesine yakın olunduğu görüşünü destekliyor. Bu nedenle yatırımcıların, yaz boyunca Fed’in beklemede kalmasını fiyatlayan **faiz oranı türevleri**nde (faize bağlı finansal sözleşmeler) fırsat kollaması; yılın ilerleyen döneminde dezenflasyon eğiliminin güçlenmesiyle bu fiyatlamanın daha görünür hale gelmesi bekleniyor.
Konumlanma Ve Risk Yönetimi
Büyüme görünümü belirsizken, hisse senedi riskini **hedge etmek** (korunma yapmak) daha doğru olabilir. **VIX** (piyasadaki beklenen oynaklığı ölçen “korku endeksi”) yüksek onlu seviyelerde seyrediyor; bu, kaygıya işaret ediyor ancak panik düzeyi değil. Bu ortamda ana endekslerde **koruyucu put opsiyonu** (fiyat düşüşüne karşı sigorta gibi çalışan satış opsiyonu) almak görece daha düşük maliyetli olabilir. 2025’teki sert dalgalanmalar, jeopolitik manşetlerle algının ne kadar hızlı değişebildiğini gösterdi; bu da daha savunmacı bir duruş ihtiyacını güçlendiriyor.
2026’nın ikinci yarısında dezenflasyonun yeniden başlaması, ileriye dönük bir fırsat sunuyor. Bu, büyüme ve kârlar üzerindeki baskının 3. veya 4. çeyrekte hafifleyebileceğini düşündürüyor. Yaz aylarına girerken, enflasyon verileri düşüş eğilimini doğrularsa **uzun vadeli tahvil faizlerinde** (uzun vadeli devlet tahvillerinin getirileri) gerilemeye yönelik pozisyon almak uygulanabilir bir strateji haline gelebilir.
Ana senaryo, ani bir çöküş değil kademeli bir yavaşlama; işsizliğin 2026 sonuna kadar %4,3’e yükselmesi bekleniyor. Son **işsizlik maaşı başvuruları** verileri üç haftadır artışa işaret ederek işgücü piyasasının kademeli soğuyacağı tahminini destekliyor. Ancak önümüzdeki 12 ayda %30 resesyon olasılığı, bu görünüm için önemli bir **kuyruk risk** (düşük olasılıklı ama etkisi büyük risk) olmaya devam ediyor.