GBP/USD Çarşamba günü yatay seyretti. Jeopolitik gerginlik yüksek kalırken, ABD ile İran arasında görüşmelerin yeniden başlaması konusunda ilerleme sağlanmadı. Parite 1,3514 seviyesinde işlem gördü ve büyük ölçüde değişmedi.
ABD tarafında önemli bir veri akışı olmadığı için piyasaların odağı son Birleşik Krallık enflasyon verilerine kaydı. Veriler, enerji şokunun (enerji fiyatlarındaki ani ve sert artışın) fiyatlar üzerindeki etkisini yansıttı.
2022’deki Sakinlikten Dersler
Piyasanın 1,3514 seviyesini “sağlam bir taban” (fiyatın sık sık tutunduğu destek seviyesi) olarak gördüğü dönemi hatırlıyoruz; jeopolitik haber akışı ise ana dikkat dağıtıcı unsurdu. 2022’nin başındaki bu sakin dönem yanıltıcıydı; parite aynı yıl Eylül’e gelindiğinde yaklaşık 1,03’e kadar geriledi. O dönemden çıkan ders şu: Enflasyon gibi temel ekonomik baskılar, haber akışındaki geçici tıkanmaları zamanla gölgede bırakır.
Bugüne gelirsek, GBP/USD 1,2850 civarında işlem görürken tabloyu manşetlerden çok faiz farkları (iki ülkenin politika faizleri arasındaki fark) belirliyor. İngiltere Merkez Bankası, çekirdek enflasyon (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) hedefin üzerinde kaldığı için son iki çeyrektir faizi %4,5’te tutuyor. Çekirdek enflasyonun %2,9 seviyesinde “yapışkan” kalması (kolay gerilememesi) hedefin belirgin şekilde üzerinde. ABD Merkez Bankası ise faizi %4,75’e indirdikten sonra “beklemeye geçme” sinyali veriyor; bu da daha önce doları destekleyen getiri avantajını (daha yüksek faiz nedeniyle yatırımcının elde ettiği ek kazancı) daraltıyor.
Bu dar faiz farkı, zımni oynaklığın (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen fiyat dalgalanması) düşük kaldığına işaret ediyor ve türev ürün (değeri başka bir varlığa bağlı sözleşme) işlemi yapanlar için fırsat yaratıyor. Yön tahmini yapmadan sert hareket bekleyenler için straddle (aynı vadede aynı kullanım fiyatından hem alım hem satım opsiyonu alma stratejisi) almak mantıklı bir yaklaşım. Piyasa sıkışmış durumda; Birleşik Krallık veya ABD’den gelecek bir sonraki önemli enflasyon ya da istihdam verisi, mevcut bandın dışına güçlü bir kırılma (fiyatın sıkıştığı aralıktan çıkması) tetikleyebilir.
2025’e dönüp bakınca, sterlinin ABD’de daha hızlı faiz indirimi beklentisiyle birkaç kez yükselmeye çalıştığını, ancak zayıf Birleşik Krallık büyüme verileriyle geri çekildiğini gördük. Son açıklanan çeyrekte Birleşik Krallık GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla; ekonominin toplam üretim değeri) büyümesi yalnızca %0,2 olduğu için aşağı yönlü risk daha yüksek görünüyor. Bu nedenle, küresel risk iştahı (yatırımcının riskli varlıklara yönelme isteği) bozulursa sterlinde ani düşüşe karşı korunmak için ucuz, “out-of-the-money” satım opsiyonları (kullanım fiyatı mevcut piyasa fiyatının altında olan, daha ucuz ama daha düşük gerçekleşme olasılığı taşıyan opsiyon) da değerlendirilebilir.