İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaya yönelik bir adımla bağlantılı kararını geri çevirmesinin ardından petrol fiyatları yükseldi. Boğazdaki enerji akışında (petrol ve gaz sevkiyatı) süren aksamalara rağmen, fiyatları hâlâ ABD–İran görüşmelerinde ilerleme beklentisi yönlendiriyor.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerin Pakistan’da yeniden başlaması bekleniyor; ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in katılması öngörülüyor. İran’ın da daha önce, ABD’nin deniz ablukası (bir bölgeye giriş-çıkışı engelleme) sürerken görüşmelere katılmayacağı sinyali vermesine rağmen, bir heyet göndermesi bekleniyor.
Ateşkes İçin Son Tarih Ve Fiyat Riski
Mevcut ateşkesin Çarşamba günü sona ermesi bekleniyor ve Başkan Trump bunu uzatma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti. Görüşmeler ilerleme sağlamazsa petrol ve doğal gaz fiyatları yükselebilir.
Akış kesintisi ne kadar uzun sürerse, piyasada arz (piyasaya sunulan miktar) o kadar sıkılaşabilir. Yeniden stok yapma ihtiyacı ve enerji akışının ile üretimin (özellikle sahalardaki üretimin) toparlanmasının zaman alması, normale dönüşü geciktirebilir.
Bir anlaşma olsa bile kırılgan (kolay bozulabilir) kalması bekleniyor. Bu da fiyatlarda sert düşüş alanını sınırlayabilir; 2026’ya uzanan dönemde, çatışma öncesine göre daha yüksek bir “taban fiyat” oluşabilir.
İşlem Etkileri Ve Oynaklık
Petrol piyasasının ABD–İran görüşmelerinde “atılım” umuduna gereğinden fazla odaklandığını düşünüyoruz. Gerçekte ateşkes bu Çarşamba bitiyor ve Başkan Trump’ın uzatma vermesi olası görünmüyor; bu nedenle fiyatların aniden sıçrama riski yüksek. Bu, piyasanın aşırı iyimser olduğunu düşünen yatırımcılar için bir fırsat yaratabilir.
Fiziksel arz kesintisi, vadeli işlemlerin (gelecekte teslimat için bugün fiyatı belirleyen kontratların) işaret ettiğinden daha ağır. Normalde günde yaklaşık 20 milyon varil petrol, yani küresel arzın yaklaşık %20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçer; son gemi verileri trafiğin %80’den fazla düştüğünü gösteriyor. Bu, stokları hızla eritiyor. Son EIA (ABD Enerji Enformasyon İdaresi) raporuna göre ABD ham petrol stokları geçen hafta 5,8 milyon varil azaldı; bu, beklentilerin belirgin şekilde üzerinde.
Bu tablo, yaklaşan görüşmelerin “ya olur ya olmaz” (ikili sonuç) karakteri nedeniyle, zımni oynaklığın (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen dalgalanma) düşük kalmış olabileceğine işaret ediyor. CBOE Ham Petrol Oynaklık Endeksi (OVX) 42 civarında yüksek olsa da, başarısız bir müzakerede oluşabilecek sert hareketi tam olarak fiyatlamıyor olabilir. Sert fiyat hareketinden kazanç sağlayan opsiyonların (belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmelerin) şu anda ucuz kaldığını düşünüyoruz.
Bu nedenle yatırımcılar, kısa vadeli alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) ya da alım opsiyonu stratejileriyle olası yükselişe pozisyon almayı düşünebilir. Haziran ve Temmuz 2026 vadeli kontratlar, ateşkesin anlaşmasız bitmesi riskine doğrudan duyarlılık sağlar. Pakistan’daki görüşmelerin tıkanması ve ablukanın sürmesi halinde bu pozisyonlar fayda sağlayabilir.
2022 başında Ukrayna’daki çatışma başladığında piyasaların tepkisine bakıldığında, fiyatlar önce sıçramış, ardından uzun süre daha yüksek bir denge seviyesinde kalmıştı. Mevcut tablo da benzer; yeniden stok ihtiyacı ve süren jeopolitik risk, kırılgan bir anlaşma olsa bile fiyatları destekleyebilir. 2026’nın geri kalanı için fiyat “zemini” muhtemelen çatışma öncesine göre daha yüksek olacaktır.
Daha uzun vadeli bakanlar için bu, görüşmelerden olumlu manşetlerle gelecek olası bir geri çekilmenin alım fırsatı olabileceği anlamına gelir. Aralık 2026 vadeli, “zararda” (out-of-the-money: mevcut fiyattan uzak) satım opsiyonu (put: belirli fiyattan satma hakkı) satmak, prim (opsiyonu satanın aldığı gelir) toplamak için uygulanabilir bir strateji olabilir. Bu, piyasadaki yapısal sıkılığın (kalıcı arz kısıtının) bu yıl fiyatların savaş öncesi seviyelere dönmesini engelleyeceği beklentisine dayanır.