Nikkei’nin haberine göre Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faizi %0,75’te sabit tutması bekleniyor. Bir sonraki para politikası kararı 28 Nisan’da açıklanacak.
BoJ’un gelecek hafta politika faizini %0,75’te bırakacağı beklentisi güçlenirken, yenin kısa vadeli oynaklığı (kurun kısa sürede sert dalgalanması) azaldı. Bu görünüm, dalga boyu düşük piyasalardan kazanç hedefleyen stratejileri daha cazip kılıyor. Örneğin kısa vadeli yen alım (call) ve satım (put) opsiyonları satmak. İma edilen oynaklığın düşük olması (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanmanın düşük seviyesi) sayesinde, kur karar sonrası dar bir bantta kalırsa tahsil edilen primler (opsiyon satıcısının aldığı ücret) makul getiri sağlayabilir.
Yatay Bandı Bozabilecek Riskler
Buna karşın, bu sakinliği bozabilecek veriler var. Japonya’nın Mart 2026 ulusal çekirdek TÜFE’si (CPI; tüketici fiyat endeksi, çekirdek: enerji gibi oynak kalemler hariç enflasyon göstergesi) %2,6 geldi ve uzun süredir Merkez Bankası hedefinin üzerinde kalmaya devam ediyor. Kalıcı enflasyon ve zayıf yen birlikte, BoJ üzerinde piyasadan daha erken adım atması yönünde baskı yaratıyor.
2025’in sonlarında benzer bir rehavet görülmüş, beklenenden daha “şahin” (faiz artırımı yanlısı, sıkı para politikasına yakın) bir basın toplantısı yenin sert hareket etmesine yol açmıştı. Bu nedenle, “paranın dışında” (out-of-the-money; mevcut kur seviyesinde hemen kâra geçmeyen, daha uzak fiyatlardan koruma sağlayan) ucuz opsiyonlar almak, sürprize karşı sigorta işlevi görebilir. USD/JPY şu anda 161,50 ile çok uzun yılların zirvesine yakın seyrederken, gelecekte faiz artırımına işaret edecek beklenmedik bir mesaj, kurda anlamlı bir geri çekilmeyi tetikleyebilir.
Ana belirleyici unsur, ABD ile faiz farkı. ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirileri (faiz oranı) son dönemde %4,4 civarında dengelendi; bu, Japon devlet tahvillerine göre büyük bir fark. Bu getiri farkı belirgin şekilde kapanmadıkça, yendeki güçlenmenin kalıcı olması zor.
Bu nedenle asıl odak, 28 Nisan kararının ardından BoJ Başkanı’nın basın toplantısı olmalı. Enflasyon ve gelecekteki politika hakkında yönlendirmedeki (forward guidance; Merkez Bankası’nın ileride ne yapabileceğine dair verdiği mesajlar) ton değişimi, kararın kendisinden daha önemli olabilir. Bankanın dili çok az bile daha “agresif” (daha sıkı, daha hızlı faiz artırımı ihtimalini yükselten) bir çizgiye kayarsa, oynaklıkta artış beklenebilir.