Hindistan Merkez Bankası (RBI), **teslimatsız vadeli işlem** (NDF: vade sonunda döviz teslimi yapılmayan, sadece kur farkının nakit olarak ödendiği forward sözleşmesi) kurallarının bir kısmını gevşetti. Buna göre **yetkili bankalar/aracı kurumlar** (authorised dealers) NDF sunabilecek; **ilişkili taraf** (aynı grup/ortaklık yapısı içindeki şirketler) sözleşmelerini **vadesini uzatabilecek** (roll over) ve **iptal edebilecek**; ayrıca **bire bir karşı koruma** (back-to-back hedging: alınan riskin aynı tutarda ters bir işlemle kapatılması) yapabilecek.
Değişiklik sonrası **USD/INR** (dolar/rupi) %0,2 yükselerek **93,12** oldu. Son üç haftada USD/INR **92,40–93,40** bandında işlem gördü.
RBI Türev Ürünlerde Yön Değişikliğine İşaret Ediyor
RBI Başkanı Sanjay Malhotra, 8 Nisan Para Politikası Kurulu toplantısında **döviz türevlerine** (kur riskini yönetmek için kullanılan forward, opsiyon gibi sözleşmeler) getirilen kısıtlamaların kalıcı olmadığını söyledi. Hint rupisi, yılbaşından bu yana Asya para birimleri içinde en zayıf performans gösterenlerden.
RBI’nin NDF piyasasını yeniden açması, piyasada **likiditeyi** (alım-satımın kolay yapılabilmesi) artırıp erişimi kolaylaştırabilir. Rupinin yakın dönemde daha sakin seyretmesi, RBI’nin sert kur oynaklığından daha az endişe ettiğine işaret ediyor. Bu adım, kısa vadede INR türev piyasasına daha fazla katılımcı çekebilir.
Bu süreçte rupi zayıf kalmaya devam ediyor; yılbaşından bu yana dolara karşı %3’ten fazla değer kaybetti. Verilere göre yabancı portföy yatırımcıları Nisan ayında şimdiye kadar Hindistan hisselerinde **net 2,1 milyar dolar satış** yaptı; bu da kur üzerinde baskı yaratıyor. Buna karşın, Hindistan’ın 1. çeyrek GSYH büyümesinin **%7,2** gelmesi temel tabloya destek veriyor.
Yatırımcılar Ve Risk Açısından Sonuçlar
Bu değişim, 2025 sonlarında hızlı değer kaybının ardından RBI’nin getirdiği kısıtlamalara kıyasla belirgin bir dönüş. Merkez bankasının geri adım atması, USD/INR **92,40–93,40** bandı korunduğu sürece daha çok piyasa koşullarına alan tanıdığı şeklinde okunabilir. RBI’nin güvenilirliğini korumak için bu bandı savunması beklenebilir.
Yatırımcılar açısından bu, **oynaklık satışı** (volatility selling: kurun büyük hareket etmeyeceği beklentisiyle opsiyon satarak prim geliri hedeflemek) stratejilerinin daha cazip olabileceğine işaret ediyor. Merkez bankasının istikrarlı banda örtülü destek vermesiyle **opsiyon primi** (opsiyonun fiyatı) gerileyebilir. USD/INR’de **kısa straddle** (aynı vadede aynı kullanım fiyatlı alım ve satım opsiyonunu satmak; kurun bantta kalmasına oynar) gibi stratejiler gündeme gelebilir.
Gevşetilen kurallar, **taşıma işlemlerini** (carry trade: düşük faizli para biriminde borçlanıp yüksek faizli para birimine geçerek faiz farkından getiri hedeflemek) de daha uygulanabilir hale getiriyor; çünkü **kur riskinden korunmayı** (hedging: kur dalgalanmasına karşı pozisyonu korumak) basitleştiriyor. Hindistan’ın **repo faizi** (merkez bankasının kısa vadeli politika faizi) %6,5 ile ABD **Fed fonlama faizi**ne (Fed Funds: bankalar arası gecelik hedef faiz) %4,75’e kıyasla belirgin getiri avantajı sunuyor. Artan likidite, **alış-satış makasını** (bid-ask spread: alış ve satış fiyatı arasındaki fark) daraltarak pozisyon açma-kapama maliyetini azaltabilir.
Buna rağmen ABD dolarındaki genel güçlenme eğilimi izlenmeli. ABD’de kalıcı enflasyon ana etken olmaya devam ederken, Fed’den beklenmedik ölçüde **şahin** (faiz artışına/uzun süre yüksek faize meyilli) mesajlar gelmesi RBI’nin yeni “rahat” alanını zorlayabilir. Bu dış etken, rupinin istikrarlı kalması için temel risk olmaya devam ediyor.