HSBC Asset Management, nisan ayında risk iştahındaki (yatırımcıların daha riskli varlıklara yönelme isteği) toparlanmanın ABD dolarıdaki sert düşüşle aynı döneme denk geldiğini belirtiyor. Kurum, yılbaşından bu yana performansın genel olarak yatay seyrettiğini ve bunun uzun vadeli “daha zayıf dolar” eğilimiyle uyumlu olduğunu söylüyor.
Jeopolitik ve makroekonomik belirsizliğin (büyüme, enflasyon, faiz gibi büyük ekonomi göstergelerine dair belirsizlik) oynaklık risklerini (fiyatların sık ve sert dalgalanması) gündemde tutmasını bekliyor. Ayrıca mart ayındaki piyasa hareketlerinin, oynaklık dönemlerinde dolardaki olası yükselişin sınırlı kalabileceğine işaret ettiğini ekliyor.
Oynaklık Dönemlerinde Doların Davranışı
HSBC, son birkaç yılda oynaklık dönemlerinde doların büyük ölçüde yatay kaldığını, bunun da stresli piyasalarda doların davranışında değişime işaret ettiğini belirtiyor.
Olası nedenler arasında kademeli “de-dolarizasyonu” (ülkelerin ve yatırımcıların dolar kullanımı ve dolar varlıklarına bağımlılığı azaltması), ABD kamu maliyesine (bütçe açığı ve borç dinamiği) dair kaygıları ve kurumların güvenilirliğine (hukukun üstünlüğü, kurumsal işleyişe güven) ilişkin endişeleri sıralıyor. Ayrıca, 2022’ye kıyasla ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyon şoklarına (beklenmedik hızlı fiyat artışları) karşı daha sınırlı hareket alanına sahip olabileceği görüşünü de aktarıyor.
HSBC, piyasanın “geniş tabana yayılma” (getirinin az sayıda varlık yerine daha çok varlığa dağılması) hikâyesinin kısmen kalıcı dolar zayıflığına bağlı olduğunu söylüyor. Son fiyat hareketlerinin bu senaryoyu 2026 için olası kıldığını ifade ediyor.
Nisan ayındaki sert düşüş, izlenen uzun vadeli zayıf dolar trendini teyit ediyor. Kurum, piyasa stresi karşısında doların tepkisinin temelden değiştiğini ve bu nedenle doların zayıf kalmasına göre pozisyon alınması gerektiğini savunuyor. Belirsizlik dönemlerinde doların olası toparlanmasının kısa süreli ve sınırlı olacağı düşünülüyor.
Daha Zayıf Dolar İçin Opsiyon Stratejileri
Bu durum geçen ayki piyasa dalgalanmasında görüldü: Dolar Endeksi (doların diğer büyük para birimlerine karşı değerini gösteren endeks) 105’in biraz üzerine çıktıktan sonra geri çekildi. Bu, 2023’te bankacılık stresinde görülen sert yükselişlerden belirgin şekilde farklı. Bu zayıf tepki, “güvenli liman” (risk arttığında tercih edilen varlık) olarak dolar alma alışkanlığının eskisi kadar işe yaramayabileceğine işaret ediyor. Bu değişim, doların yukarı hareketinin sınırlı kaldığı yeni bir piyasa dönemine işaret ediyor.
Trend, merkez bankası rezerv verileriyle de destekleniyor. IMF’nin 2025 4. çeyrek raporuna göre doların küresel rezervlerdeki payı %55’e geriledi; 2025 başındaki %58 seviyesine göre düşüş sürüyor. Bu, büyük oyuncuların dolar cinsi varlıklardan (dolarla fiyatlanan tahvil ve benzeri yatırım araçları) kademeli ama kalıcı biçimde uzaklaştığını gösteriyor.
ABD’nin maliye politikasına (harcama, vergi, borçlanma) dair endişeler de para birimini baskılıyor. ABD Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) 2026 1. çeyrek raporu, borcun GSYH’ye oranının (ekonominin toplam büyüklüğüne göre borç yükü) yıl sonuna kadar %115’i aşacağını öngörüyor. Buna, Fed’in 2022’ye göre enflasyona karşı daha az “sert” (daha hızlı ve daha büyük faiz artışı) görünmesi de eklenince güven zayıflıyor. HSBC, çekirdek enflasyon (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) %3’ün üzerinde kalırken bile Fed’in resesyonu (ekonomide daralma) tetiklemekten kaçınabileceğini düşünüyor.
Yatırımcılar için bu, euro veya İsviçre frangı gibi para birimlerine karşı dolar üzerinde “out-of-the-money” (kullanım fiyatı mevcut fiyatın dışında; gerçekleşmesi zor) alım (call) opsiyonu satmanın cazip olabileceği anlamına geliyor. Bu yaklaşım, doların yatay kalması veya düşmesi halinde kazanç sağlar; güçlü bir yükselişin düşük olasılığından yararlanır. Böylece opsiyon primi (opsiyonu satanın aldığı bedel) elde edilirken doların sert yükselmeyeceği beklentisiyle pozisyon alınır.
Gelişen ülke para birimlerinde de, zayıf dolardan fayda sağlayan “uzun pozisyon” (değer kazanacağı beklentisiyle alım yönünde pozisyon) kurmak için opsiyonlar değerlendirilebilir. Meksika pesosu ve Brezilya reali güçlü seyrederken, dolara karşı bu paritelerde “call spread” (iki farklı kullanım fiyatıyla alım opsiyonu alıp satma; risk ve getirisi sınırlı yapı) almak, olası değer kazancına sınırlı riskle katılma imkânı sunar. Bu strateji, 2026 boyunca kalıcı dolar zayıflığı anlatısıyla uyumlu görülüyor.