Commerzbank’tan Tatha Ghose, enerji fiyatlarındaki son yükselişin ardından Polonya, Çekya ve Macaristan için Mart enflasyon verilerini değerlendirdi. Ghose, küresel enerji maliyetlerindeki sıçramayı takiben manşet enflasyonun Mart’ta beklendiği gibi arttığını belirtti.
Ghose, enerji fiyatlarındaki artışın yeni olması nedeniyle Mart’ta daha geniş fiyatlara (diğer mal ve hizmetlere) yansımasının henüz görülmediğini söyledi. Vadeli alım sözleşmeleri (ileride teslim için bugünden fiyatı sabitlenen anlaşmalar) sona erdikçe ithalat maliyetlerindeki artışın zamanla ortaya çıkabileceğini not etti.
Çekirdek Enflasyon Sinyalleri Ilımlı
Eurostat’ın geçen hafta yayımladığı HICP (Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyat Endeksi; ülkeler arasında karşılaştırılabilir enflasyon göstergesi) verileri, çekirdek HICP’nin (enerji ve işlenmemiş gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) Mart’ta sınırlı yükseldiğini gösterdi. Artışın ılımlı olduğu ve aylık verilerde görülebilen normal istatistiksel dalgalanma sınırında kaldığı belirtildi.
Bölgesel merkez bankalarının, petrol fiyatları mevcut seviyelerin belirgin biçimde altına düşene kadar ilave faiz indirimlerine ara vermesi bekleniyor. Bu ara, “ikinci tur etkiler”in (ilk fiyat şokunun ücretler ve diğer fiyatlar üzerinden kalıcı enflasyona dönüşmesi) oluşup oluşmayacağını görmek için zaman kazanmayı amaçlıyor; mevcut veriler ise ikincil baskının çok zayıf olduğuna işaret ediyor.
Piyasa Konumlanması ve İşlem Etkileri
Bu durum, faiz piyasalarında bir fırsat doğurabilir; yatırımcılar bölgede merkez bankalarının gereğinden “şahin” (faizleri yüksek tutma eğiliminde) bir tepki vereceğini fiyatlıyor olabilir. Polonya istatistik ofisinin verilerine göre, Mart 2026’da çekirdek enflasyon aylık bazda (month-on-month; bir önceki aya göre) sınırlı %0,3 arttı. Bu oran, geçen yıla benzer şekilde, henüz yaygın bir ikinci tur baskısına işaret etmiyor. Buna rağmen, ileri tarihli faiz anlaşmaları (forward rate agreements; gelecekte uygulanacak faiz oranını bugünden sabitleyen sözleşmeler) yılın geri kalanında zloty için neredeyse tüm faiz indirimlerini fiyatlamaktan çıkarmış durumda.
Bu çerçevede, piyasanın beklediğinden daha az şahin bir sonuca göre pozisyon almak değerli olabilir. Türev (fiyatı başka bir varlığa bağlı finansal araç) işlemleri yapan yatırımcılar, “receiver” faiz swaplarını (sabit faiz alan/değişken faiz ödeyen swap; faiz beklentileri düşerse kazanç sağlayabilir) değerlendirebilir. Benzer şekilde, EUR/PLN gibi döviz çiftlerinde “out-of-the-money” (mevcut fiyattan uzak; kullanılması için kurun belirgin hareket etmesi gereken) alım opsiyonlarını (call; belirli fiyattan alma hakkı) satmak, şahin beklentilerin zayıflamasından yararlanmak için bir strateji olabilir.
Ana risk, bugünkü işgücü piyasasının 2025’e göre daha sıkı olması. Çekya’da 2025’in 4. çeyreğine ait ücret artışı verisi yıllık %6,5 ile güçlü geldi. Bu, politika yapıcıları bu kez olası ikinci tur etkiler konusunda daha temkinli hale getirebilir. Ancak çekirdek enflasyon rakamlarında net kanıt görülene kadar, 2025’teki yaklaşım referans olmaya devam ediyor.