Merkez bankaları, son Körfez gelişmelerine bağlı olası **ikinci tur etkileri** izliyor; hemen **politika değişikliği** yapmıyor. Piyasanın odağı, karar alıcıların Körfez’deki olayların daha geniş ekonomi üzerindeki sonuçlarını nasıl değerlendirdiğinde.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey, son toplantıda kullandığı daha **şahin** (faiz artışına daha istekli) tonu yumuşattı. Banka’nın Başekonomisti Huw Pill’in, ana odağın **ikinci tur etkiler** olduğunu (enerji fiyat artışlarının zamanla diğer fiyatlara ve ücretlere yayılmasıyla enflasyonun kalıcı hâle gelmesi) yinelemesi bekleniyor.
Merkez Bankaları İkinci Tur Etkilere Bakıyor
Avrupa Merkez Bankası’nda (ECB) Başekonomist Philip Lane, savaşın net etkilerinin henüz görünür olmadığını söyledi. Bu nedenle, politika mesajlarında olası bir değişimin gecikmesi bekleniyor.
Rapora göre ikinci tur etkilerin ortaya çıkması için erken; bu yüzden merkez bankalarının duruş değişikliğine işaret etmesi için de erken. Raporda, merkez bankası açıklamalarının Körfez haberleriyle birlikte piyasadaki tartışmayı şekillendirdiği belirtiliyor.
Avrupa’daki merkez bankaları, Körfez kaynaklı son gelişmelerin yarattığı **ani enerji fiyat şokunu** (enerji fiyatlarında kısa sürede sert yükseliş) ilk aşamada “görmezden gelme” eğiliminde. Bunun yerine, daha yüksek enerji maliyetlerinin **geniş tabanlı enflasyona** dönüşüp dönüşmediğini izleyecekler; buna **ikinci tur etkiler** deniyor. Bu görünüm, bir süre **bekle-gör** dönemine işaret ediyor ve yakın vadede sürpriz **faiz artışı** olasılığını azaltıyor.
Faizler ve Döviz İçin Piyasa Sonuçları
İngiltere piyasalarına odaklanan yatırımcılar için bu belirgin bir değişim. Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktıktan sonra, hazirana kadar BoE’nin faiz artıracağı yönündeki fiyatlama yükselmişti; ancak son açıklamaların ardından bu olasılıklar yeniden %30’un altına indi. Merkez bankası, İngiltere’de kırılgan **GSYH büyümesi** (ekonominin toplam büyüklüğündeki artış) konusunda daha endişeli görünüyor; geçen çeyrekte büyüme yalnızca %0,2 oldu.
Bu istikrar yönündeki resmi yönlendirme, **kısa vadeli faiz türevlerinde** (faiz beklentisine göre fiyatlanan finansal sözleşmeler) görülen **örtük oynaklığın** (piyasanın gelecekte beklediği dalgalanma seviyesi) yüksek fiyatlanmış olabileceğine işaret ediyor. Tahvil piyasası oynaklığının azaldığı görüldü; **MOVE endeksi** (ABD tahvillerinde beklenen oynaklığı ölçen gösterge) 115’teki zirvesinden 98’e geriledi. Bu nedenle, fiyatların dar bantta hareket edeceği senaryodan kazanç sağlayan **opsiyon satışı** stratejileri (prim geliri elde etmek için opsiyon satmak) önümüzdeki ay avantajlı olabilir.
ECB de benzer bir yaklaşım izliyor; 2025’te tedarik zinciri sorunlarına yavaş tepki verdiklerinde de benzer bir tablo görülmüştü. Euro Bölgesi’nde **çekirdek enflasyon** (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) Mart 2026’da %2,7’ye gerilerken, karar alıcıların bir değişime gitmeden önce daha fazla veri bekleyecek alanı var. Bu da, geçici bir **manşet enflasyon** artışını (genel enflasyon) politikayı hemen sıkılaştırmadan tolere edebilecekleri görüşünü güçlendiriyor.
Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) şahin kalırsa, bu ton farkı Avrupa para birimlerini baskılayabilir. EUR/USD’nin 1,09’dan 1,07’nin altına son gerilemesi, **faiz farkları** (ülkeler arası faiz seviyeleri arasındaki fark) açılırsa sürebilir. İkinci çeyrek için, euro ve sterlinde sınırlı yükseliş beklentisine dayanan türev stratejileri daha temkinli bir tercih gibi görünüyor.