Altın, ABD-İran anlaşması umutları ve Hürmüz Boğazı’nın “tamamen açık” olduğuna dair haberlerin petrolü aşağı çekmesiyle cuma günü yükseldi. XAU/USD yaklaşık 4.870 dolarda işlem gördü; gün içinde yaklaşık %1,67 arttı ve art arda dördüncü haftalık yükselişe hazırlanıyordu.
WTI, 11 Mart’tan bu yana en düşük seviyesine geriledi ve 81,50 dolar civarında işlemlerde gün içinde yaklaşık %9 düştü. ABD Dolar Endeksi 97,73 civarındaydı; bir aydan uzun sürenin en düşük seviyelerine yakın seyretti ve üst üste üçüncü haftalık düşüşe yöneldi.
Altın, Petrol Düşerken Yükseldi
Petrol fiyatlarındaki düşüş, kısa vadede enflasyon (fiyat artış hızı) endişelerini azalttı ve Fed’in (ABD Merkez Bankası) bu yılın ilerleyen döneminde faiz indirebileceği beklentisini destekledi. Piyasalar ayrıca hafta sonu yapılacak ABD-İran görüşmelerine ilişkin gelişmeleri izledi. Öte yandan ABD’nin deniz ablukasının (denizden giriş-çıkışları kısıtlama) nihai anlaşma tamamlanana kadar devam edeceği belirtildi.
Reuters’a göre Fars Haber Ajansı, İranlı bir yetkiliye dayanarak, ablukanın sürmesi halinde İran’ın boğazı yeniden kapatabileceğini bildirdi. ABD takviminde önemli bir veri açıklaması yoktu; dikkat, 28-29 Nisan FOMC (Fed’in faiz kararını aldığı kurul) toplantısı öncesindeki “sessizlik dönemi” (yetkililerin kamuya açık yönlendirme yapmadığı dönem) başlamadan önce Fed yetkililerinin konuşmalarına çevrildi.
Teknik görünümde altın, 20 günlük SMA’nın (basit hareketli ortalama; kısa vadeli ortalama fiyat seviyesi) 4.646 dolar üzerindeki seyrini korudu. RSI (14) (göreli güç endeksi; fiyatın aşırı alım/aşırı satım durumunu ölçer) 52 civarındaydı ve MACD (trend ve momentum göstergesi) pozitifteydi. Direnç 4.931 dolar civarında, destek 4.646 dolar ve 4.361 dolar çevresindeydi.
Nisan 2025’teki gelişmelere bakıldığında, jeopolitik tansiyonun düşmesi ile Fed’in faiz indireceği beklentilerinin aynı anda fiyatlanması altın tarafında tipik bir “çekişme” yaratmıştı. ABD-İran anlaşması umutlarının ardından petrol fiyatlarındaki sert düşüş, enflasyon beklentilerini hızla aşağı çekmişti; bu, şu anda da izlenmesi gereken temel bir dinamik. Türev araç (fiyatı başka bir varlığa bağlı sözleşmeler; örn. vadeli işlem ve opsiyon) yatırımcılarının, jeopolitik manşetlerle duyarlılığın (piyasa algısı) hızla değişebileceğine hazırlıklı olması gerekir.
Fed’in 2025’te faiz indirimi beklentilerinin yeniden güçlenmesi, WTI ham petrolündeki %9’luk tek günlük düşüşle doğrudan bağlantılıydı. Bugün çekirdek enflasyon (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) 2026’nın ilk çeyreği boyunca inatçı şekilde %3,5’in üzerinde kalmışken, petrol fiyatında belirgin bir düşüş sinyali Fed politikasının daha agresif yeniden fiyatlanmasına yol açabilir. Bu da, altın üzerinde alım opsiyonlarının (call; belirli fiyattan alma hakkı veren sözleşme) enerji fiyatlarını düşüren benzer bir arz şoku (kıtlık/arz daralması kaynaklı ani hareket) yaşanırsa yüksek etki sağlayabileceğine işaret eder.
Fed Politikası ve Jeopolitik Risk
Fed’in 2025 sonlarında “şahin” duruşu (enflasyonla mücadele için sıkı para politikasını savunan yaklaşım), o kısa dönemde görülen “güvercin” algıyla (faiz indirimi/sıkılığı azaltma eğilimi) çelişiyordu. Fed, manşet enflasyonda (genel enflasyon) geçici bir geri çekilmenin tek başına politika değişimi için yeterli olmadığını sıkça vurguladı. Bu nedenle, bir çatışma bölgesinde anlaşma bu kez tek başına yeterli olmayabilir. Yatırımcıların ilk söylentinin peşinden gitmek yerine Fed konuşmalarında teyit araması veya tahvil faizlerinde kalıcı düşüş görmeyi beklemesi daha sağlıklı olabilir.
2025’teki ateşkesin (çatışmanın geçici durması) kırılganlığı önemli bir ders niteliğinde; piyasa en iyi senaryoyu fiyatlarken ABD deniz ablukası devam ediyordu. Bugün de temel jeopolitik risk yüksek kalıyor; bu durum altın için güçlü bir temel taban (fiyatı aşağıda tutan destekleyici etken) oluşturuyor. Bu örnek, işlemleri kurgulamak için kullanılabilir; örneğin barış görüşmeleri açıklandığında, uzun altın pozisyonlarını korumak amacıyla petrol üzerinde satım opsiyonu (put; belirli fiyattan satma hakkı veren sözleşme) almak bir “hedge” (zararı sınırlamak için dengeleme işlemi) olabilir.
Resmî kaynaklı talep, 2025’teki kısa vadeli haber akışında belirleyici olmayan ama fiyatı taşıyan güçlü bir unsurdu. Merkez bankaları alımlarını sürdürdü; 2025’te küresel rezervlere 1.047 ton daha eklediler ve 2022-2023’te görülen rekor alımların üzerine koydular. Bu kalıcı talep, geçici “risk iştahı” (riskli varlıklara yönelme) nedeniyle oluşabilecek belirgin fiyat geri çekilmelerinin alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini gösteriyor.
O dönemdeki teknik yapı da bugün açısından önemli: Bollinger Bantları’nın (fiyatın ortalama etrafındaki dalgalanma aralığı; daralması düşük oynaklığa işaret eder) sıkışması, büyük bir kırılma (breakout; fiyatın bandın dışına güçlü hareketi) öncesi düşük oynaklık dönemine işaret ediyordu. Temel etkenler çelişkiliyken, yatırımcılar oynaklık artışından kazanç hedefleyen opsiyon stratejilerini düşünebilir; örneğin uzun straddle (aynı vadede aynı kullanım fiyatından hem alım hem satım opsiyonu almak). Bu yapı, piyasa yönünü netleştirdiğinde fiyatın her iki yöne sert hareketinden faydalanmayı amaçlar.