WTI, Cuma günü Asya seansında varil başına yaklaşık 89,60 dolara geriledi ve kayıplarını 89,50 dolar civarında korudu. Bu hafta sonu yapılması beklenen ABD–İran görüşmeleri öncesinde arz endişeleri (piyasada petrol bulunabilirliğine dair kaygılar) azaldığı için fiyatlar gevşedi.
Donald Trump, Tahran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeyi kabul ettiğini, “bedava petrol” sunacağını ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacağını söyledi; ancak İran bunu doğrulamadı. Trump ayrıca, gelecek hafta süresi dolmadan (yani mevcut sürenin bitişinden önce) kalıcı bir ateşkes sağlanabileceğini ifade etti.
Bölgede Ateşkesle İlgili Gelişmeler
Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü söyledi. İsrail ve Lübnan’ın, ABD Doğu Saati’ne (ET: ABD’nin doğu kıyısı saat dilimi) göre saat 17.00’de başlayacak 10 günlük bir ateşkes üzerinde anlaştığını belirtti.
CNN, Lübnan’ın İsrail’i “birkaç saldırgan eylemle” suçladığını ve top atışlarının Güney Lübnan’daki köyleri vurduğunu bildirdi. Lübnan ordusu, bildirilen ihlaller nedeniyle halkın güneydeki kasaba ve köylere dönüşünü ertelemesi çağrısı yaptı.
Hürmüz Boğazı, ABD–İran’ın karşılıklı engellemesiyle (blokaj: geçişleri fiilen durduracak baskı ve kısıtlamalar) pratikte kapalı olarak tanımlanıyor; bu da küresel enerji akışı (petrolün dünya piyasalarına taşınması) konusunda endişe yaratıyor. ING, boğazın kapanmasıyla günlük yaklaşık 13 milyon varil petrol arzının aksadığını (piyasaya ulaşamadığını) tahmin ediyor.
Piyasa Yapısı Ve Ticaret Etkileri
Son veriler, ABD’de ham petrol stoklarının arttığını gösteriyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA: ABD’nin resmi enerji veri kurumu) 10 Nisan 2026’da biten haftaya ilişkin raporunda 2,9 milyon varillik stok artışı görülüyor. Bu, talebin (tüketim isteği ve kullanım) bir miktar zayıflıyor olabileceğine işaret ediyor ve en yakın vadeli kontratlar üzerinde (front-month: vadesi en yakın işlem sözleşmeleri) aşağı yönlü baskı yaratıyor.
Buna karşılık OPEC+ (OPEC ve müttefik üreticiler) piyasaya destek veriyor. Grup, gönüllü günlük 2,2 milyon varillik üretim kesintilerini (üretimi kısma) sürdürerek arzı yönetiyor. Bu yaklaşım, stok artışlarına rağmen fiyatların belirgin biçimde düşmesini engelliyor. Kartelin (üretici grubun) disiplinli tutumu, geçmiş yıllardaki sert fiyat düşüşlerinin tekrarlanmasını önlemek için adım atabileceğini düşündürüyor.
Stok verilerinin aşağı yönlü, OPEC+ politikasının ise yukarı yönlü etkisi nedeniyle opsiyonlarda ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen fiyat dalgalanması) 2025’teki zirvelerden gerilese de hâlâ yüksek. Bu durum, fiyatın bant içinde kalacağı düşünülüyorsa prim satışı (premium selling: opsiyon primi geliri elde etmeye yönelik satış) gibi yaklaşımlara alan açabilir. Örneğin uzun pozisyonlar üzerinde “covered call” (elde spot/uzun pozisyon varken alım opsiyonu satarak gelir elde etme) ya da “iron condor” (belirli bir fiyat aralığında kazanç hedefleyen, hem alım hem satım tarafında sınırlı riskli opsiyon kombinasyonu) gibi stratejiler kullanılabilir. Burada amaç, riski sınırlandırarak dalgalanma satmaktır.
Vadeli eğri (forward curve: farklı vadelerdeki fiyatların oluşturduğu yapı) 2025’teki arz şokuna göre daha az “backwardation” gösteriyor (backwardation: yakın vade fiyatlarının uzak vadeden yüksek olması; kısa vadede arz sıkışıklığı beklentisini ima eder). Bu da piyasanın acil arz sıkıntılarından eskisi kadar kaygı duymadığını gösteriyor. Bu nedenle takvim spread işlemleri (calendar spread: farklı vadeler arasında aynı emtiada al-sat yaparak farktan yararlanma) altı ay öncesine kıyasla daha az cazip olabilir. Yatırımcılar, OPEC’in sağladığı temel destek ile zayıflayan talep sinyallerinin oluşturduğu direnç arasındaki mevcut fiyat bandına odaklanabilir.
Canlı VT Markets hesabınızı oluşturun ve hemen işlem yapmaya başlayın.