Hindistan’da çatışma sonrası erken veriler, toptan enflasyonda daha belirgin bir güçlenmeye ve TÜFE’de (Tüketici Fiyat Endeksi; hanehalkının satın aldığı ürün ve hizmetlerin fiyat değişimini ölçer) sınırlı bir artışa işaret ediyor. WPI (Wholesale Price Index; Toptan Eşya Fiyat Endeksi, üretici/tedarik zinciri seviyesindeki fiyatları izler) emtia (petrol, metal, tarım gibi uluslararası fiyatı olan ham maddeler) ve ithal maliyet (dövizle ödenen girdi maliyetleri) değişimlerine daha duyarlı görülüyor; baz etkisi (geçen yılın düşük/yüksek seviyesi nedeniyle yıllık oranın mekanik olarak artması/azalması) ve dış baskılar nedeniyle yukarı yönlü hareket etmesi bekleniyor.
Kısa vadede jeopolitik gerilimin ne kadar süreceğine bağlı olarak fiyat etkilerinin büyüme etkilerinden daha baskın olması bekleniyor. FY26 (2026 mali yılı) için daha geniş bir dış ticaret açığı, istikrarlı hizmet ihracatı (ör. yazılım, danışmanlık, turizm) ile dengelendi; böylece yıl geneli cari açık (ülkenin dış dünyaya net borçlanma ihtiyacını gösteren denge) GSYH’nin (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) yaklaşık %-0,6–0,7’si civarında kaldı.
Bond Yields Outlook
Hindistan tahvil getirilerinin (tahvil faizi; tahvilin piyasadaki getiri oranı) birbirini dengeleyen unsurlar nedeniyle bant içinde kalması bekleniyor. Orta Doğu geriliminde yeni bir tırmanma olmazsa getirilerin %6,8–%7,0 aralığında seyretmesi öngörülüyor.
Bankacılık sistemi likiditesinin (piyasadaki TL/INR nakit bolluğu; fonlama kolaylığı) yüksek olduğu belirtiliyor. RBI (Hindistan Merkez Bankası) rupi’de (INR) tek yönlü değer kaybını yavaşlatmak için idari adımlar attı; USD/INR paritesi (1 ABD dolarının kaç rupi ettiği kur) martta 95,0 ile rekora yakınken hafta ortasında 93,00 seviyesinin üzerinde tutundu. Ayrıca portföy akımları (yabancı yatırımcının hisse/tahvil alım-satımı) üzerinde etkiler raporlandı.
Yakın vadeli ana risk, toptan fiyat enflasyonunun tüketici fiyatlarından daha hızlı yükselmesi. Mart 2026 verisi WPI’ın %5,8 olduğunu göstererek bu eğilimi doğruladı. 2025 başındaki emtia şoklarında da benzer bir tablo görülmüştü; bu da yukarı yönlü baskının kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle, OIS (overnight index swaps; gecelik faiz endeksine dayalı faiz takası, kısa vadeli faiz beklentisine göre korunma/pozisyon alma aracı) ile kısa vadeli faizlerin yükselmesine pozisyon almak, daha “şahin” bir merkez bankasına karşı (şahin: faiz artırmaya daha yatkın) temkinli bir korunma (hedge; riski azaltma işlemi) olabilir.
Yakın vadede Hindistan devlet tahvili getirilerinin %6,8–%7,0 gibi dar bir kanalda sıkışık kalmasını bekliyoruz. 10 yıllık getiri şu anda bu bandın üstüne yakın, %6,95 seviyesinde; bu görünüm 2025’in son çeyreğinde gördüğümüz sıkışmaya benziyor. Bu ortam, düşük oynaklıktan (fiyat dalgalanmasının düşük olması) faydalanan stratejilere elverişli. Örneğin 10 yıllık tahvil vadeli işlemleri (futures; ileri tarihte belirli fiyattan alım-satım sözleşmesi) üzerinde strangle satmak (aynı vadede, mevcut fiyattan uzak bir alım opsiyonu ve bir satım opsiyonu satmak) prim (opsiyon satıcısının peşin aldığı gelir) toplamaya yönelik bir yöntem.
Currency And Reserves
Kur tarafında RBI, USD/INR yükselişini (doların rupi karşısında güçlenmesini) sınırlayarak rupi’de kontrolsüz değer kaybını engelliyor. Parite geçen ay 95,00’e yakın rekor seviyeden 93,00’e çekildi; buna paralel ima edilen oynaklık (implied volatility; opsiyon fiyatlarından çıkarılan beklentisel dalgalanma) düştü ve opsiyonlar ucuzladı. Hindistan’ın döviz rezervlerinin (merkez bankasının döviz/altın varlığı) Şubat 2026’da 655 milyar dolar ile yeni rekora çıkması, RBI’a bu politikayı sürdürmek için güçlü bir tampon sağlıyor. Bu da USD/INR put opsiyonu (satım opsiyonu; kur düşüşünden kazanma veya riski sınırlama aracı) almanın risk-getiri dengesini (olası kazanç ile olası zarar arasındaki denge) görece cazip kıldığını düşündürüyor.