ABD İthalat Fiyat Endeksi martta yıllık bazda %2,1 arttı. Önceki veride artış %1,3’tü.
Yıllık ithalat fiyat endeksinin %2,1’e sıçraması, yakından izlenmesi gereken güçlü bir enflasyon (fiyat artışı) sinyali. Bu veri, fiyat baskılarının sürdüğüne işaret ediyor ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi düşünmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda “faizler daha uzun süre yüksek kalır” senaryosuna göre stratejileri güncellemek gerekiyor.
Piyasanın Fiyatlamayı Yeniden Yapması ve Faiz Stratejisi
Bu enflasyon verisi sonrası piyasa, para politikası (merkez bankasının faiz ve likidite kararları) beklentilerini hızla yeniden fiyatlıyor. CME FedWatch Tool (Fed’in gelecekteki faiz adımlarına ilişkin piyasa olasılıklarını vadeli işlemlerden türeten gösterge) artık temmuzda faiz indirimi ihtimalini %25 gösteriyor; bu oran sadece bir ay önce %70’in üzerindeydi. Bu tablo, faizler yüksek kalırken fayda sağlayabilecek pozisyonları gündeme getiriyor: faiz vadeli işlemlerinde (faiz oranına bağlı kontratlar) kısa pozisyon almak veya Hazine tahvili ETF’lerinde put opsiyonu (fiyat düşüşüne karşı kazanç sağlayan opsiyon) almak gibi. 2 yıllık ABD tahvil faizi %4,95’in üzerine çıkarak bu algı değişimini yansıtıyor.
Artan girdi maliyetleri (üretimde kullanılan mal ve hizmetlerin maliyeti) ve faizler, özellikle büyüme hisseleri ve döngüsel tüketim (tüketicinin isteğe bağlı harcama yaptığı sektör) tarafında hisse piyasası için olumsuz bir zemin oluşturuyor. Piyasa oynaklığının (fiyatların dalgalanma hız ve büyüklüğü) mevcut düşük seviyeden artması beklenebilir; VIX (S&P 500 için beklenen oynaklığı ölçen “korku endeksi”) 15 civarında. 2022’deki enflasyon şokunda görüldüğü gibi VIX’in yükselmesi çoğu zaman daha geniş bir piyasa düzeltmesinin (genel düşüş hareketi) öncüsü olabiliyor. Bu nedenle VIX call opsiyonlarıyla (oynaklık yükselişine oynayan opsiyon) oynaklıkta uzun pozisyon veya S&P 500 gibi endekslerde koruyucu put (düşüşe karşı sigorta amaçlı opsiyon) almak daha temkinli bir adım sayılabilir.
Fed’in daha “şahin” (enflasyona karşı daha sıkı politika, daha yüksek faiz eğilimi) bir duruşu genelde ABD dolarını diğer büyük para birimleri karşısında güçlendirir. Dolar Endeksi (DXY, doların başlıca para birimleri karşısındaki değerini gösteren endeks) 106’nın üzerinde ve beş ayın zirvesine yakın; Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi diğer merkez bankaları faiz indirimine daha istekli sinyal verdiği için fark açılıyor. Bu ayrışmadan yararlanmak için opsiyonlarla euro veya Japon yeni karşısında dolarda uzun pozisyon (doların değer kazanmasına oynama) düşünülebilir.
Son olarak, yükselen maliyetlerin şirket kâr marjlarını (satıştan elde edilen kârın oranı) nasıl etkileyeceğine odaklanmak gerekiyor. İthal ürüne yoğun bağımlı olup maliyet artışını tüketiciye yansıtma gücü zayıf olan şirketler, özellikle büyük zincir perakendeciler, daha riskli. XRT gibi sektör ETF’lerinde put opsiyonu almak veya ikili işlem (pair trade: zayıf şirketlerde kısa, güçlülerde uzun pozisyon) kurarak fiyatlama gücü yüksek firmalara (maliyet artışını fiyatlara yansıtabilen) yönelmek değerlendirilebilir; örneğin kurumsal yazılım veya sağlık sektöründeki şirketler.