ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı kısıtlamaya dönük adımları ve İran’ın tehditleri, Brent petrol fiyatlarına destek veriyor. Rapora göre bu durum, küresel petrol piyasasında arz-talep dengesini daha da sıkılaştırıyor ve stokların daha hızlı erimesine yol açıyor.
İslamabad görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından çizilen senaryoda Boğaz’ın iki rotaya ayrılması öngörülüyor. Bir rotada İran’ın geçişi sınırlaması veya “geçiş ücreti” benzeri ek maliyetler uygulaması gündeme gelebilir; diğer rota ise deniz mayınlarıyla geçilemez hale getirilebilir.
İran ham petrol ihracatının durması, küresel arzdan günlük 1,5–2,0 milyon varil (mb/g: günde milyon varil) eksilme anlamına geliyor. Yeniden yönlendirme (tankerlerin alternatif güzergâhlara kaydırılması), Stratejik Petrol Rezervi (SPR: devletin acil durum için tuttuğu petrol stoklarından piyasaya satış), talep düşüşü (yüksek fiyatlar ve ekonomik yavaşlama nedeniyle tüketimin azalması) ve diğer dengeleyici unsurlar hesaba katılsa bile, stok erimesiyle görülen arz açığının Nisan’da 7,9 mb/g, Mayıs’ta 6,1 mb/g seviyesine yükseldiği belirtiliyor.
Piyasanın “normalleşme” (arz-talep dengesinin yeniden daha sakin ve öngörülebilir hale gelmesi) tarihi artık Nisan sonundan Mayıs ortasına öteleniyor. Çatışma başladığından bu yana küresel stokların 190 milyon varilden fazla azaldığı tahmin ediliyor.
Küresel petrol stokları toplamda yaklaşık 7,9 milyar varil olarak veriliyor. Bunun yaklaşık 6,2 milyar varili karada (depolarda), yaklaşık 1,7 milyar varili ise denizde (tankerlerde) bulunuyor.
Son piyasa hareketleri de bu gerilimi yansıtıyor: Brent vadeli işlemleri (futures: ileri tarihli teslim için bugünden yapılan standart sözleşmeler) son bir ayda %12’nin üzerinde yükselerek varil başına 115 doların üzerine çıktı. Petrol opsiyonlarında ima edilen oynaklık (implied volatility: piyasadaki opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen fiyat dalgalanması) da arttı; CBOE Ham Petrol Oynaklık Endeksi (OVX: petrol opsiyonlarından türetilen oynaklık göstergesi) 2025 sonundaki gerilim artışından bu yana görülmeyen seviyelere geldi. Bu tablo, piyasada büyük fiyat dalgalanmalarının fiyatlandığını, ancak arz şokunun fiyatlarda yukarı yönlü baskın risk oluşturduğunu gösteriyor.
Benzer bir örnek 2019’daki Suudi tesislerine yönelik İHA saldırılarıydı; bu olay kısa süreli ama sert bir fiyat sıçraması yaratmıştı. Ancak Hürmüz Boğazı’ndan her gün dünya toplam petrol tüketiminin yaklaşık %20’si geçtiği için, uzun sürecek bir aksama çok daha büyük ve kalıcı etki yaratabilir. Mevcut koşullar, önceki olaylara kıyasla daha ağır ve daha uzun sürebilecek bir arz açığına işaret ediyor.