Trump döneminde ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukası başladı; ABD ile İran arasındaki görüşmeler ise sürüyor. Ablukaya rağmen riskli varlıklarda (hisse senetleri gibi dalgalanması yüksek yatırım araçları) toparlanma görüldü.
Piyasa havası artık ablukasının ne kadar sıkı uygulanacağına ve müzakerelerin anlaşmayla sonuçlanıp sonuçlanmayacağına bağlı. Uygulama ya da diplomasideki her değişim, algıyı hızla tersine çevirebilir.
Asya piyasalarının, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji sevkiyatına bağımlılık nedeniyle daha fazla etkilendiği belirtiliyor. Bu hassasiyet, bölge para birimleriyle (kur) genel piyasa hareketlerini boğazdaki gelişmelere daha bağlı hâle getiriyor.
Haberde, metnin bir yapay zekâ aracıyla hazırlandığı ve bir editör tarafından kontrol edildiği belirtiliyor.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ablukasının başlamasının ardından, süren diplomatik temasların etkisiyle riskli varlıklarda kırılgan bir toparlanma görüyoruz. Ancak bu sakinlik yanıltıcı olabilir: Brent ham petrol (Kuzey Denizi referans petrolü) geçen hafta önce %20’den fazla yükselerek varil başına 115 dolara çıktı, ardından görüşme haberleriyle 105 dolar civarına geriledi. Yatırımcılar, görüşmelerin çökmesi ve ablukadaki uygulamanın sertleşmesi ihtimaline karşı, petrol vadeli işlemlerinde “out-of-the-money” alım opsiyonu (mevcut fiyattan daha yukarı bir seviyeden alma hakkı veren, bu yüzden primi daha düşük olabilen opsiyon) almayı düşük maliyetli bir strateji olarak değerlendirebilir.
Bu jeopolitik belirsizlik, piyasa oynaklığını hızla artırdı. CBOE Volatilite Endeksi (VIX: S&P 500 için beklenen oynaklığı gösteren “korku endeksi”) 15’ten 28’e kadar yükseldi; bu seviye geçen yıl bankacılık sektöründeki tedirginlikten beri görülmemişti. VIX daha sonra 22 civarına inse de, bu yüksek seviye piyasa stresinin sürdüğüne işaret ediyor. VIX vadeli işlem sözleşmeleri (gelecekteki VIX seviyesine bağlı kontratlar) ya da oynaklığı izleyen borsa yatırım fonları (ETF: borsada hisse gibi alınıp satılan fon) üzerindeki opsiyonlar, daha geniş hisse piyasalarını sarsabilecek ani bir tırmanışa karşı doğrudan koruma sağlayabilir.
Asya piyasaları özellikle kırılgan; çünkü dünya petrol arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve Japonya, Çin ile Güney Kore en büyük ithalatçılar arasında. İlk tepkide Japon yeni ve Güney Kore wonu, ABD doları karşısında %2’den fazla değer kaybetti, ardından kısmi toparlanma geldi. Bu ekonomileri orantısız biçimde vurabilecek yeni bir gerilime karşı, dolar karşısında bu para birimlerinde satım opsiyonları (belirli fiyattan satma hakkı; kur düşüşüne karşı koruma) daha hedefli bir riskten korunma aracı olabilir.