Brent petrolü, ABD–İran anlaşması umutlarının artmasıyla 100 doların altına indi. Anlık (spot) Brent, önceki seansı %4,37 artışla 99,36 dolardan kapattıktan sonra 97,76 dolara geriledi.
Brent, gece saatlerinde %1,61 daha düşerek yeniden 98 doların altına indi. Bu durum, “stagflasyon” (ekonomik büyümenin zayıf seyrederken enflasyonun yüksek kalması) kaynaklı şok endişelerini azalttı.
Market Reaction And Risk Sentiment
S&P 500 endeksi %1,02 yükseldi ve 27 Şubat’taki saldırı öncesi seviyesinin üzerinde kapandı. Petrol vadeli işlem (futures) fiyatları spot seviyelerin altında kaldı.
6 aylık Brent vadeli kontratı 83,55 dolardan işlem gördü. 12 aylık Brent vadeli kontratı 78,57 dolardan işlem gördü.
Spot fiyat ile ileri vadeli kontratlar arasındaki fark, zaman içinde petrol fiyatlarının düşeceği beklentisine işaret ediyor.
Brent ham petrolü, Hürmüz Boğazı’nda yeniden artan gerilim nedeniyle varil başına 92 doların üzerine çıkarken piyasada tedirginlik işaretleri görüldü. Ancak vadeli işlemler piyasası farklı bir tablo veriyor: 6 aylık kontrat 85 dolar civarında, 12 aylık kontrat ise 80 dolara daha yakın. Bu belirgin aşağı eğim, “backwardation” (spot ve yakın vadeli fiyatların, daha uzun vadeli fiyatların üzerinde olması; piyasada kısa vadeli arz sıkışıklığı algısı) olarak adlandırılır ve yatırımcıların mevcut fiyat sıçramasının kalıcı olmayacağını düşündüğünü gösterir.
Derivative Trading Implications
2025 başında gördüğümüz yapıya benzer bir piyasa görünümü var: ABD–İran anlaşması umutları spot Brent’i vadeli kontratların belirgin biçimde üzerine taşımıştı. O dönemde piyasa, jeopolitik korkuların azalacağını ve fiyatların izleyen aylarda normale döneceğini doğru öngörmüştü. Bu geçmiş örnek, bugünkü vadeli fiyat eğrisinin (futures curve: farklı vadelerdeki kontrat fiyatlarının oluşturduğu yapı) iyi bir gösterge olabileceğini destekliyor.
“Türev” (derivative: değeri petrol gibi bir dayanak varlığa bağlı finansal ürünler) işlemleri yapanlar için bu görünüm, yüksek oynaklıktan (volatility: fiyatların hızlı ve geniş aralıkta dalgalanması) yararlanmak amacıyla en yakın vadeli (front-month) alım opsiyonlarını (call option: belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı) satmayı gündeme getirebilir. Bu strateji, prim (premium: opsiyon satıcısının peşin aldığı bedel) toplamayı hedefler; jeopolitik risk azalırsa ve fiyatlar yataylaşır ya da vadeli eğrinin işaret ettiği seviyelere geri çekilirse fayda sağlar. EIA’nın (ABD Enerji Enformasyon İdaresi) Kısa Vadeli Enerji Görünümü de üçüncü çeyrekte küresel talepte hafif yumuşamaya işaret ederek mevcut fiyat gücünün kalıcı olmayabileceği görüşünü destekliyor.
Bir diğer yaklaşım “takvim spreadi”dir (calendar spread: yakın vade kontratını satarken eş zamanlı daha uzun vade kontratını almak). Bu işlem, yakın vade fiyatının ertelenmiş (deferred: daha ileri vade) fiyata göre daha hızlı düşmesiyle eğrinin “düzleşmesinden” (flattening: vadeler arası fiyat farkının azalması) doğrudan kazanç hedefler. Bu, uzun vadede petrole kesin olarak “düşüş” (bearish: fiyat düşüşü beklentisi) yönünde pozisyon almadan normalleşmeye oynama yöntemidir.