S&P 500, piyasanın geçici bir çatışmayı ve olası ABD–İran görüşmelerini fiyatlamasıyla, saldırı öncesi seviyesinin yeniden üzerine çıktı. Vadeli işlemler sınırlı ek yükselişe işaret ediyor.
Brent petrol gece boyunca %-1,61 düşerek varil başına 97,76 dolara geriledi. Daha düşük petrol fiyatları, “stagflasyon” (ekonomi yavaşlarken enflasyonun yüksek kalması) kaynaklı şok endişesini azalttı.
Piyasa Saldırı Öncesi Seviyeyi Yeniden Aştı
S&P 500 %1,02 yükseldi ve 27 Şubat’taki saldırı öncesi kapanış seviyesinin üzerinde günü tamamladı. Endeks, 30 Mart’taki kapanış dibinden bu yana %8,55 arttı.
Bu hareket, son 4 yıldaki en iyi ikinci 9 seanslık yükseliş serisi oldu. Daha güçlü tek 9 seanslık yükseliş, geçen yıl “Kurtuluş Günü” sonrası gelen hızlı toparlanmanın ardından görülmüştü.
Yükselişe ekonomik döngüye duyarlı (büyüme dönemlerinde daha iyi performans gösteren) sektörler öncülük etti; bilgi teknolojileri %1,72, finansallar %1,73 yükseldi. Goldman Sachs, 1. çeyrekte (Q1) FICC gelirinin (sabit getirili ürünler, döviz ve emtia işlemlerinden elde edilen gelir) piyasa beklentisinin (konsensüs) altında kalması sonrası %1,87 geriledi.
Opsiyon Pozisyonları ve Sektör İşlemleri
S&P 500’ün 30 Mart dibine göre %8’in üzerinde yükselmesiyle, “call opsiyonu” (belirli bir fiyattan alma hakkı veren sözleşme) alımlarının hızlandığını görüyoruz. Brent petrolde varil fiyatının 98 doların altına inmesi, iki hafta önce baskın olan stagflasyon kaygılarını azaltıyor. Bu hızlı duygu değişimi, piyasanın şubat ayındaki saldırıyı sınırlı bir olay olarak gördüğüne ve gerilimin düşme olasılığını daha yüksek fiyatladığına işaret ediyor.
“İma edilen oynaklık” (opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen dalgalanma) sert şekilde düştü; VIX (piyasanın beklenen oynaklığını gösteren endeks) mart sonundaki 35 üzeri zirveden bugün 18 civarına geriledi. Bu durum, panik dönemine göre opsiyon alımını daha ucuz hale getiriyor. ABD–İran anlaşması hâlâ net olmadığı için, Mayıs vadeli SPY “put opsiyonları” (belirli bir fiyattan satma hakkı veren sözleşme) ile aşağı yönlü riske karşı korunma almak, görüşmelerde olası aksiliklere karşı temkinli bir “hedge” (riskten korunma) olabilir.
Teknoloji ve finans gibi döngüsel sektörlerin liderliğini tercih etmeye devam ediyoruz; bu alanlar daha iyi performans gösterdi. XLK ve XLF ETF’lerinde (borsada işlem gören fon) “bull call spread” (iki farklı kullanım fiyatlı call’ı birlikte kullanarak maliyeti ve riski sınırlayan yükseliş stratejisi) ile 1. çeyrek bilançoları döneminde bu momentumu sınırlı riskle takip etmek mümkün. Buna karşılık petrol fiyatları geri çekilirken enerji sektöründe zayıflama bekliyoruz; XLE üzerinde put opsiyonları, uzun (alış yönlü) teknoloji pozisyonlarına karşı “pair trade” (bir varlıkta uzun, diğerinde kısa alarak göreli performansa oynama) olarak öne çıkıyor.
2025’teki Kurtuluş Günü sonrası yaşanan sert sıçramaya benzer biçimde, bu 9 günlük seri son dönemde gördüğümüz en agresif yükselişlerden biri. Ayrıca 2020’de ilk COVID şoku sonrası görülen “V tipi toparlanma”yı (sert düşüş sonrası hızlı geri dönüş) da hatırlatıyor; o dönemde de dipten güçlü bir ralliyle oynaklık hızla gerilemişti. Ancak 16 Nisan’daki TÜFE (CPI: tüketici fiyat endeksi) enflasyon verisi yaklaşırken, veri beklentiden daha yüksek gelirse yatırımcılar yeniden artabilecek oynaklığa hazırlıklı olmalı.