Sterlin Pazartesi günü güçlü seyretti. GBP/USD 1,3460 civarında işlem gördü.
İran ile ABD arasındaki görüşmelerin piyasa oyuncularını hayal kırıklığına uğrattığı bildirildi. Bu durum Beyaz Saray’dan bir açıklamayı tetikledi.
Jeopolitik Görüşmeler ve Piyasa Tepkisi
Ayrı haberlerde, Tahran’ın uranyum zenginleştirmeyi (uranyumun enerji ya da nükleer amaçla kullanılabilir seviyeye getirilmesi) durdurmayı değerlendirebileceği belirtildi. Bu, ABD’nin savaşın bitmesi için koyduğu bir şart olarak öne çıkıyor.
Yazım sırasında GBP/USD 1,3457 seviyesinde işlem gördü.
Türev Stratejisi ve Pozisyonlanma
ABD Doları daha güçlü bir görünümden destek buluyor. Son veriler ABD’de enflasyonun (fiyat artış hızı) %3,2’de kalıcı seyrettiğini, ekonominin ise bu yıl %1,9 gibi daha güçlü bir büyüme gösterebileceğini işaret ediyor. Bu tablo, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini %5,00 gibi daha yüksek bir seviyede tutmasına imkân veriyor. Bu da doları, sterline kıyasla elde tutmayı daha cazip kılıyor. Dolar lehine faiz farkı (iki ülkenin faizleri arasındaki fark) piyasada yakından izlenen ana unsur.
Türev işlem yapanlar için bu, mevcut fiyatın belirgin şekilde üzerinde kullanılan fiyatlı (strike) GBP/USD alım opsiyonlarının (call option: belirli bir fiyattan alma hakkı veren sözleşme) satılabileceğine işaret ediyor; örneğin 1,2700 civarı. Bu strateji, prim (opsiyon satıcısının peşin aldığı gelir) toplamayı sağlarken, İngiltere’nin zayıf ekonomik görünümünün paritenin yükselişini sınırlayacağı varsayımına dayanır. Mevcut ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) bu tür pozisyonlar için makul görünüyor.
Daha net yön beklentisi olanlar için GBP/USD vadeli kontratlarında (futures: ileri tarihli alım-satım sözleşmesi) kısa pozisyon almak, dolar gücüne doğrudan bir yatırım fikri olmaya devam ediyor. Faiz farkı sayesinde oluşan pozitif taşıma getirisi (carry: faizi yüksek para birimi lehine pozisyondan doğan getiri) kısa pozisyonu taşımayı daha cazip kılabilir. Ancak temkinli olmak gerekir; beklenenden güçlü İngiltere verileri ya da Fed’in güvercin bir tutuma (daha düşük faiz eğilimi) yönelmesi bu işlemleri hızla tersine çevirebilir.