Deutsche Bank ekonomistleri, Federal Rezerv’in (Fed — ABD merkez bankası) mart ayında faizleri değiştirmediğini, hedef aralığın %3,50–%3,75’te kaldığını söyledi. Buna rağmen eylülde 25 baz puan (faizin %0,25 düşmesi) indirim beklemeye devam ediyorlar.
Piyasaların sınırlı gevşeme (faiz indirimleri) beklediğini, yıl sonuna kadar fiyatlamaya yaklaşık 6 baz puan girdiğini belirttiler. Bu da faiz indirimi olasılığının %24’e denk geldiği anlamına geliyor.
Hürmüz Boğazı Ablukası Riski
Hürmüz Boğazı’nın (Basra Körfezi’nden dünyaya petrol sevkiyatının geçtiği dar geçit) uzun süre ablukaya alınmasının Brent petrolü varil başına 120 dolara yaklaştırabileceği uyarısında bulundular. Böyle bir enerji şokunun (petrol/doğalgaz fiyatlarının hızlı artışı) enflasyonu etkileyebileceğini vurguladılar.
ABD’de enflasyon %3,3’e yükseldi. Tahminlerine göre 2026 büyümesi %2,5 ve 2026 enflasyonu %3,4.
Daha zayıf işgücü piyasası koşullarının (istihdamın yavaşlaması) faiz indirimini destekleyeceğini söylediler. Enerji fiyatlarındaki artışa bağlı enflasyon yükselişinin ise faiz artışına yol açabileceğini de eklediler.
Fed’in geçen ay faizi %3,50–%3,75’te tutmasıyla piyasa bu yıl faiz indirimi ihtimalini yalnızca %24 olarak fiyatlıyor. Buna karşın biz eylülde çeyrek puanlık (0,25 puan) indirim tahminimizi koruyoruz. Bu görüş ayrılığı, önümüzdeki haftalarda işlem yapanlar için fırsat yaratıyor.
İşlem Etkileri
Faiz vadeli işlemlerinde (future — ileri tarihte faiz oranına bağlı sözleşmeler) fırsat görüyoruz; çünkü piyasa eylüldeki faiz indirimi beklentimizi tam yansıtmış değil. Nisan başındaki son istihdam verisi, tarım dışı istihdam artışının (non-farm payrolls — tarım dışı çalışan sayısındaki aylık artış) 145 bine yavaşladığını ve piyasa beklentisinin altında kaldığını gösterdi; bu da işgücü piyasasında zayıflama ihtimalini destekliyor. Yatırımcılar, yılın ilerleyen döneminde faizlerin düşmesinden fayda sağlayacak pozisyonları değerlendirebilir.
Bu görüşün ana riski, Hürmüz Boğazı’nın olası bir ablukası ve bunun Brent petrolü varil başına 120 dolara taşıması. Son denizcilik raporları bölgede deniz kuvvetleri faaliyetinin arttığını gösteriyor; bu nedenle risk somut. 2025 ortasındaki gerilimlerde benzer ama daha hafif bir durumda petrol fiyatlarında kısa süreli %18 sıçrama görülmüştü.
Kalıcı bir petrol fiyat şoku, ABD enflasyonu zaten %3,3 seviyesindeyken Fed’in işini zorlaştırır. Enerji kaynaklı fiyat artışı, işgücü piyasası soğusa bile merkez bankasını indirimleri ertelemeye, hatta faiz artışını gündeme almaya itebilir. Bu nedenle petrolde uzun vadeli alım opsiyonu (call option — belirli tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı) almak veya enerji sektörü ETF’leriyle (borsada işlem gören fon) pozisyon almak, bu büyük riske karşı koruma sağlayabilir.
Bu zıt etkiler nedeniyle piyasalarda oynaklığın (volatilite — fiyat hareketlerinin şiddeti) düşük fiyatlandığını düşünüyoruz. VIX endeksi (S&P 500 için “korku endeksi”, beklenen oynaklığı ölçer) 15 civarında seyrederken opsiyonlar pahalı değil. Büyük endekslerde straddle (aynı vade ve kullanım fiyatıyla alım ve satım opsiyonunu birlikte almak; sert hareketten yararlanmayı hedefler) gibi stratejilerle uzun oynaklık pozisyonu kurmak, Fed’in yönü netleştiğinde piyasanın keskin hareket etmesi olası olduğu için kazançlı olabilir.