ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), takvimdeki en önemli veri. Çekirdek TÜFE’nin (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç) aylık %0,27, manşet TÜFE’nin (toplam endeks) ise petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle aylık %0,90 gelmesi bekleniyor.
Piyasalar, daha düşük bir veriyi “geçici” diye fiyatlayabilir. Daha güçlü bir sonuç ise enflasyon endişelerini artırarak ABD dolarına yönelik beklentileri etkileyebilir.
Mart Enflasyon Görünümü
Aylık %0,27’lik çekirdek tahmin, gümrük vergilerinin (tarife) maliyetinin fiyatlara yansımasının (geçişkenlik) sürmesiyle mal fiyatlarının güçlenmesine bağlanıyor. Hizmet enflasyonunun Şubat’a göre yatay kalması, barınma/konut kaleminin yeniden hızlanması bekleniyor.
Mart’ta yükselen enerji maliyetlerinin çekirdek enflasyona yansıyıp yansımadığı izlenecek. Aylık %0,90 beklenen manşet TÜFE’nin ana sürükleyicisinin enerji olması öngörülüyor.
Gıda enflasyonunun aylık %0,17’ye gerilemesi bekleniyor. TÜFE tahminlerinde risklerin, beklentinin altında kalan çekirdek öngörüye rağmen, yukarı yönlü olduğu belirtiliyor.
Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi (Fed’in yakından izlediği enflasyon göstergesi) Şubat’ta beklentilere paralel geldi: çekirdek aylık %0,37, manşet aylık %0,38. Şubat verilerinin “İran öncesi koşulları” yansıttığı, çekirdek malların aylık %0,8 olduğu ifade ediliyor.
Piyasa Pozisyonlanması Açısından Sonuçlar
Mart 2026 TÜFE raporuna bakıyoruz: manşet enflasyon aylık %0,6 artarken, çekirdek daha ılımlı %0,3 geldi. Bu tablo, 2025 başında görülen ve yüksek enerji fiyatlarının piyasayı en çok endişelendirdiği döneme benziyor. O dönemde manşette aylık %0,9’a varabilecek sıçrama ihtimaline hazırlanılıyordu; bu da ABD Merkez Bankası’nı (Fed) çok temkinli bir duruşta tutmuştu.
Manşetin yüksek, çekirdeğin daha yumuşak olması belirsizliği artırıyor ve piyasa oynaklığının yükselmesine işaret ediyor. Cboe Oynaklık Endeksi (VIX, S&P 500 için beklenen dalgalanmayı gösteren “korku endeksi”) 15,8’e yükseldi. Buna rağmen döviz ve hisse piyasalarında daha büyük hareketlere karşı opsiyonlarla (belirli bir fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmeler) pozisyon almak hâlâ anlamlı olabilir. Yatırımcıların yön fark etmeksizin sert harekete yarayan stratejileri değerlendirmesi gerektiği düşünülüyor.
Yüksek seyreden manşet enflasyon, Fed’in yakın vadede faiz indirimi düşünmesini zorlaştırıyor. Fed fon vadeli işlemleri (piyasanın Fed politika faizine yönelik beklentisini yansıtan sözleşmeler) üçüncü çeyrekten önce faiz indirimi olasılığını yalnızca %35 olarak fiyatlıyor. Bu nedenle SOFR gibi faiz vadeli işlemleri üzerine türev ürünlerle (fiyat hareketine göre değerlenen finansal sözleşmeler) faizlerin yüksek kalacağına yönelik işlem yapmak daha temkinli bir tercih olabilir.
WTI ham petrolün (ABD tipi ham petrol göstergesi) yeniden varil başına 87 dolara yaklaşmasıyla enflasyonda enerji kalemi gündemin üst sıralarında kalacak. Bu enerji maliyetlerinin çekirdek enflasyona ne ölçüde yansıdığı Nisan raporunda yakından izlenecek. Jeopolitik gerilimlerin tetikleyebileceği yeni sürpriz yükselişlere karşı, büyük enerji ETF’lerinde (endeks takip eden borsa yatırım fonu) alım opsiyonları (call, belirli fiyattan alma hakkı) ile korunma (hedge) düşünülüyor.