Filipinler’de altın fiyatları, FXStreet verilerine göre cuma günü genel olarak değişmedi. Altının gram fiyatı PHP 9.145,69 olurken, perşembe günü PHP 9.152,41 seviyesindeydi.
Altın ayrıca tola başına (Güney Asya’da kullanılan bir ağırlık birimi; yaklaşık 11,66 gram) PHP 106.673,50 olarak fiyatlandı. Bir önceki gün bu seviye PHP 106.751,90’dı. FXStreet, yerel fiyatları ABD Doları/Filipin Pesosu (USD/PHP) kuru ve yerel ölçü birimleri üzerinden uluslararası fiyatları çevirerek hesaplıyor.
Günlük Fiyat Referansı
Fiyatlar, yayımlanma anında piyasada oluşan kurlara göre günlük güncellenir. Rakamlar referans amaçlıdır; yerel fiyatlar küçük farklılıklar gösterebilir.
Altın, yaygın olarak mücevherde kullanılır; ayrıca “değer saklama aracı” (paranın değer kaybettiği dönemlerde serveti koruma) ve “değişim aracı” (ödeme aracı) olarak tutulur. Enflasyona (fiyatların genel artışı) ve para biriminin değer kaybına karşı “korunma” için (hedge: riski dengeleme amacıyla pozisyon alma) tercih edilir.
Merkez bankaları altının en büyük sahipleridir ve rezervlerini çeşitlendirmek (tek bir varlığa bağımlılığı azaltmak) için altın alabilir. Dünya Altın Konseyi’ne göre 2022’de toplam 1.136 ton, yaklaşık 70 milyar dolar değerinde altın eklediler.
Altın fiyatı çoğu zaman ABD Doları ve ABD Hazine tahvilleriyle (US Treasuries: ABD devletinin borçlanma senetleri) ters yönde hareket eder. Hisse senetleri gibi “riskli varlıkların” (fiyatı ekonomik beklentilere daha duyarlı varlıklar) tersine de hareket edebilir.
Temel Piyasa Etkenleri
Altın fiyatları jeopolitik risk (savaş, çatışma, yaptırım gibi belirsizlikler) veya resesyon (ekonomik daralma) endişelerine tepki verebilir. Ayrıca faiz oranlarından ve altın dolar cinsinden fiyatlandığı için (XAU/USD: altının dolar karşısındaki fiyatı) ABD Doları’ndaki hareketlerden etkilenir.
Altın fiyatlarının yatay seyrettiğini görüyoruz; ancak bu, bir sonraki hareket öncesi geçici bir duraklama olabilir. Ana destek, merkez bankalarından geliyor. 2025’te üst üste üçüncü yıl 1.000 tonun üzerinde altın alımı gördük. Bu büyük ve düzenli talep, fiyat için güçlü bir taban oluşturuyor.
Altının cazibesi, ABD Doları ile ters yönlü ilişkisi nedeniyle de artıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) geçen yıl başlayan temkinli faiz indirim sürecini sürdürmesiyle dolar zayıfladı; bu da 2025 sonundaki zirvelere giden yolda altını destekledi. Bu ortam, altını para birimindeki olası ek zayıflığa karşı bir korunma aracı haline getiriyor.
Süren jeopolitik gerilimler ve kalıcı enflasyon kaygıları da altının “güvenli liman” (belirsizlikte değer koruma eğilimi olan varlık) rolünü güçlendiriyor. 2020’lerin başındaki enflasyon sıçramasının ardından yatırımcıların piyasa oynaklığında (fiyat dalgalanmasının artması) hızlı şekilde güvenli varlıklara yöneldiğini görüyoruz. Bu risk unsuru, belirsizlik dönemlerinde altına ilginin artabileceğine işaret ediyor.
Türev ürün yatırımcıları için (türev: değeri altın gibi bir dayanak varlığa bağlı sözleşmeler) bu durum, alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı veren opsiyon) almak veya yükseliş yönlü alım opsiyonu stratejisi kurmak (bull call spread: bir alım opsiyonu alıp daha yüksek fiyattan bir alım opsiyonu satmak) gibi adımların önümüzdeki haftalarda daha temkinli bir yaklaşım olabileceğini gösteriyor. Bu pozisyonlar, olası yükselişten faydalanırken aşağı yönlü riski net biçimde sınırlar. Bu, 2025’in büyük bölümünde görülen güçlü yükseliş trendinden (fiyatın uzun süre yukarı yönlü seyri) sonra daha da önemlidir.
Yeni “uzun” pozisyonlar (long: fiyat artışı beklentisiyle alınan pozisyon) için daha iyi giriş seviyeleri sağlayabilen yatay seyir dönemlerini izlemek gerekir. Geçen yılki belirgin yükselişlerin ardından, altın opsiyonlarında “beklenen oynaklık” (implied volatility: opsiyon fiyatlarına yansıyan ileriye dönük dalgalanma beklentisi) yüksek olabilir; bu da işlemleri dikkatle kurgulamayı gerektirir. Zirvede alım peşinde koşmak yerine, hafif bir geri çekilmeyi bekleyip türev ürün almak daha uygun olabilir.