ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvuruları, 4 Nisan’da sona eren haftada 219 bin oldu. Bir önceki hafta 203 bin seviyesindeydi (202 binden revize edildi). ABD Çalışma Bakanlığı’nın Perşembe yayımladığı rapora göre veri, 210 binlik beklentinin üzerinde geldi.
Dört haftalık hareketli ortalama (kısa vadeli dalgalanmaları azaltmak için son 4 haftanın ortalaması) 1,5 bin artarak 209,5 bine çıktı (önceki hafta 208 bin; revize). Devam eden başvurular (işsizlik maaşı almaya devam edenlerin sayısı) 28 Mart’ta sona eren haftada 38 bin azalarak 1,794 milyona geriledi.
İşsizlik Başvuruları Beklentiyi Aştı
ABD Dolar Endeksi (DXY: doların diğer büyük para birimleri karşısındaki değerini gösteren endeks) 100,00 seviyesinin hemen altında işlem gördü. Jeopolitik belirsizlik sürerken dolar sınırlı geriledi. İşgücü piyasası verileri ekonominin nabzını ölçmek için kullanılır ve para birimi değerlerini etkileyebilir.
İstihdam seviyesi tüketici harcamaları ve büyümeyi etkiler. Sıkı işgücü piyasası (işçi bulmanın zor olduğu ortam) ücretleri yukarı itebilir. Ücret artışı enflasyonu (fiyatların genel artışı) besleyebilir; bu nedenle merkez bankaları faiz kararları alırken bunu yakından izler.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) iki hedefi vardır: en yüksek istihdam ve fiyat istikrarı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise ağırlıklı olarak enflasyona odaklanır. Her ikisi de enflasyon baskılarını ve genel ekonomik durumu değerlendirirken işgücü piyasası koşullarını dikkate alır.
İlk kez işsizlik maaşı başvurularının 219 bine çıkması dikkat çekici; hem beklentileri hem de önceki haftayı aştı. Bu durum, işgücü piyasasında sınırlı bir soğumaya işaret edebilir.
Piyasa Oynaklığı Görünümü
Artış önemli olsa da başvuruların aylardır görece dar bir bantta dalgalandığı görülüyor. Daha önemlisi, Mart verileri ortalama saatlik kazançların (ücretlerin saatlik bazda ortalaması) yıllık %4,1 arttığını gösterdi. Bu seviye, Fed’in enflasyona odaklanmasını sürdürüyor. Ücret baskısının sürmesi, ekonominin hızlı biçimde soğuduğu görüşünü zayıflatıyor.
Fed, istihdam tarafının yumuşaması ile ücret artışının dirençli kalması arasında sıkışmış durumda; bu da bir sonraki adım konusunda belirsizlik yaratıyor. Bu tablo, agresif faiz artışlarını (faizi hızlı ve sert yükseltme) zora sokarken, hızlı bir faiz indirimi (faizi düşürme) olasılığını da sınırlıyor. Bu nedenle faizin yönüne net bir tahminle kurulan işlemler önümüzdeki haftalarda yüksek risk taşıyabilir.
Bu belirsizlik nedeniyle, faiz ve döviz piyasalarında ima edilen oynaklığın (opsiyon fiyatlarından çıkarılan beklenen dalgalanma) yükselmesini bekliyoruz. Yatırımcılar, fiyat hareketlerinden yararlanan stratejileri değerlendirebilir; örneğin SOFR vadeli işlemlerinde straddle veya strangle almak. Straddle/strangle, opsiyon stratejileridir; yön tahmininden çok güçlü hareket bekleyenler için kullanılır ve piyasa yukarı ya da aşağı sert hareket ederse kazanç sağlayabilir.
ABD Dolar Endeksi’nin kritik 100,00 seviyesinin altına sarkması, dolar aleyhine değişen algıyı yansıtıyor. 2022’deki güçlü dolar döneminin ardından, sonraki veriler ABD ekonomisinde yavaşlamayı doğrularsa bu zayıflık hızlanabilir. Bu nedenle, merkez bankası daha “şahin” (enflasyonla mücadele için faizi yüksek tutmaya eğilimli) kalan ülke para birimleri karşısında dolarda satış fırsatları izleniyor.