Altın (XAU/USD), Perşembe günü Asya erken işlemlerinde 4.705 dolar civarında işlem gördü. Seansın erken bölümünde 4.720 dolar yakınında sınırlı yükselişler kaydedilmişti. ABD ile İran arasında iki haftalık geçici ateşkes açıklanmasının ardından piyasaların tepkisiyle fiyatlar hafif geriledi.
ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması halinde İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki hafta süreyle durdurmayı kabul ettiğini söyledi. Bölgede çatışmalar sürerken (Lübnan’da İsrail-Hizbullah çatışmaları dahil), İranlı yetkililer bunun ateşkes şartlarını ihlal ettiğini belirtti.
Jeopolitik Risk Ve Altın Fiyatlaması
Altın, son haftalarda satış baskısı gördü. Piyasalar, çatışmanın petrol fiyatlarını yükselterek enflasyonu (genel fiyat artışı) artırabileceği ve faiz indirimi alanını daraltabileceği endişesini fiyatladı. Altın genelde jeopolitik belirsizlikte “güvenli liman” olarak talep görür; ancak faiz veya kupon geliri olmayan (düzenli getiri üretmeyen) bir varlıktır. Bu nedenle faizler yüksek kaldığında talep zayıflayabilir.
Çarşamba günü yayımlanan ABD Merkez Bankası (Fed) toplantı tutanaklarına göre, yetkililer Mart toplantısında İran savaşı ve gümrük tarifelerinin (ithalata uygulanan vergi) yarattığı belirsizliğe rağmen bu yıl faiz indirimi beklemeye devam etti. Politika yapıcılar, enflasyon Fed hedefinin üzerinde seyrettiği için “çevik” (veriye göre hızlı yön değiştirebilen) kalmaları gerektiğini, istihdamın (işe alımın) ise son bir yılda büyük ölçüde yatay seyrettiğini ifade etti.
Merkez bankaları 2022’de yaklaşık 70 milyar dolar değerinde 1.136 ton altın ekledi; bu, kayıtların tutulmaya başladığından beri en yüksek yıllık alım oldu. Dünya Altın Konseyi, Çin, Hindistan ve Türkiye dahil gelişen ekonomilerin rezervlerini artırdığını bildirdi.
Faiz İndirimleri Yeniden Gündemde
Nisan 2026 itibarıyla tablo değişiyor; son veriler enflasyonun sonunda soğumaya başladığını gösteriyor. Mart 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE/CPI: tüketici sepetindeki fiyatların yıllık değişimi) verisi %3,1’e gerileyerek bir yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine indi. Bu görünüm, Fed’in bu yılın ilerleyen döneminde faiz indirimini yeniden gündeme taşıdı.
Para politikası (merkez bankasının faiz ve likidite kararları) beklentisindeki bu değişim, altın için temel bir itici güç. CME FedWatch Tool (piyasa fiyatlamalarından olası Fed faiz kararlarını hesaplayan gösterge), Eylül 2026 FOMC toplantısına (Fed’in faiz kararını alan kurulun toplantısı) kadar faiz indirimi olasılığını %65 gösteriyor. Faiz getirisi olmayan altın, faizlerin düşmesi beklentisi güçlendikçe daha cazip hale gelir.
Türev ürün (dayanağı başka bir varlık olan finansal sözleşmeler) işlemi yapanlar için bu ortam, altında yukarı yönlü pozisyon almayı öne çıkarıyor. Aralık 2026 vadeli 5.000 dolar kullanım fiyatlı alım opsiyonları (call option: belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı) almak, Fed’in gevşemesiyle (faiz indirimleri) gelebilecek olası yükselişten yararlanmanın bir yolu. Bu yaklaşım, olası kazancı büyütürken başlangıç riskini ödenen primle (opsiyon bedeli) sınırlar.
Bu olumlu görünümü, merkez bankalarından gelen kesintisiz talep de destekliyor. Dünya Altın Konseyi’nin 2026 ilk çeyrek verilerine göre, küresel merkez bankaları rezervlerine 290 ton daha ekledi. Süregelen bu alımlar, altın fiyatı için güçlü bir taban oluşturur ve büyük kurumsal oyuncuların (merkez bankaları gibi) güvenini gösterir.
Ana eğilim yukarı yönlü görünse de, jeopolitik gerilimler sürdüğü için ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen fiyat dalgalanması) yüksek kalıyor. Bu nedenle boğa alım spread’i (bull call spread: düşük kullanım fiyatlı call alıp, daha yüksek kullanım fiyatlı call satarak maliyeti düşüren ve riski sınırlayan strateji) gibi yapılandırmalar etkili olabilir. Bu strateji, başlangıç maliyetini düşürür ve risk sınırını netleştirir.