Euro, Salı günü ABD Doları karşısında yükseldi. Bunun nedeni, İran’ın bir anlaşmaya varması ya da Hürmüz Boğazı’nı açması için verilen ABD süresi yaklaşırken Doların zayıflamasıydı. EUR/USD paritesi 1,1571 civarında seyrederken, ABD Dolar Endeksi 100 seviyesinin üzerinde kalamayarak 99,90 civarında kaldı.
Donald Trump, Doğu Saati ile 20:00 (Çarşamba 00:00 GMT) için süre verdi ve anlaşma sağlanmazsa İran’ın enerji ve sivil altyapısına saldırı uyarısında bulundu. İran’ın Tehran Times gazetesi, Tahran’ın ABD ile tüm diplomatik ve dolaylı iletişim kanallarını askıya aldığını bildirdi.
Petrol Fiyatları Ve Enflasyon Riski
Petrol fiyatları yüksek kalmayı sürdürüyor. Gerilimin tırmanması enflasyonu artırıp büyümeyi zayıflatabilir. Bunun nedeni, Euro Bölgesi’nin net enerji ithalatçısı (enerjiyi dışarıdan alan) olması, ABD’nin ise net enerji ihracatçısı (enerji satan) konumunda bulunmasıdır. Euro Bölgesi enflasyon verileri, uyumlaştırılmış tüketici fiyat endeksinin (HICP: ülkeler arasında karşılaştırılabilir enflasyon göstergesi) Mart’ta aylık bazda %1,2’ye çıktığını (Şubat: %0,6), yıllık bazda ise %2,5’e yükseldiğini (önceki: %1,9) gösterdi.
Bu hafta açıklanacak ABD tüketici fiyat endeksinin (CPI: tüketici enflasyonu ölçümü) aylık %0,9 (Şubat: %0,3), yıllık %3,3 (Şubat: %2,4) gelmesi bekleniyor. Piyasalar ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizi sabit tutacağını, buna karşılık Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yıl sonuna kadar iki faize kadar artış yapabileceğini fiyatlıyor (fiyatlamak: piyasaların beklentiyi işlem fiyatlarına yansıtması).
New York Fed Başkanı John Williams, politikanın “bekle-gör” için uygun konumda olduğunu söyledi ve savaşın çekirdek enflasyona (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) “bir-iki onda” ekleyebileceğini belirtti. ECB yetkilisi Pierre Wunsch ise İran krizinin sürmesi halinde birden fazla faiz artışının mümkün olabileceğini ifade etti.
Politika Ayrışması Ve İşlem Etkileri
Mart ayına ait son enflasyon verileri, bu ayrışmayı öne çıkarıyor: ABD CPI %3,5 ile yüksek seyrederken, Euro Bölgesi HICP %2,4’e geriledi. Bu durum, 2025’te görülen beklentilerin tersine dönmesine yol açtı. Şimdi türev piyasalar (türev: değeri döviz, faiz gibi bir varlığa bağlı sözleşmeler) ECB’nin Fed’den önce faiz indirebilme olasılığını daha yüksek görüyor.
Bu tablo, risk dönemlerinde Doların otomatik olarak güçleneceği varsayımına karşı temkinli olunması gerektiğini gösteriyor. Kritik unsur, bu tür olayların enflasyonu nasıl etkilediği ve bunun da merkez bankalarının faiz patikasını (faiz patikası: gelecekte beklenen faiz yolu) nasıl değiştirdiğidir. EUR/USD’de uzun oynaklık pozisyonları (oynaklık/volatilite: fiyatların ne kadar hızlı ve geniş aralıkta değiştiği; uzun volatilite: sert hareketten kazanç hedefleyen strateji) bu ayrışmanın beklenmedik biçimde büyümesine karşı koruma sağlayabilir.
Brent petrol varil fiyatı 90 doların üzerinde kalırken, Orta Doğu’daki tansiyonun artması Fed’in şahin duruşunu (şahin: enflasyonu düşürmek için daha yüksek faiz isteyen yaklaşım) güçlendirebilir ve Avrupa’nın ekonomik görünümünü zorlaştırabilir. 2025’te görüldüğü gibi, enerji şokları döviz piyasalarında ana belirleyici haline hızla gelebilir. Buradaki çıkarım, enflasyonun yeniden Doların geleneksel “güvenli liman” (güvenli liman: kriz döneminde tercih edilen varlık) özelliğinin önüne geçtiğidir.
Bu nedenle türev odaklı yaklaşımlar politika ayrışmasına dikkat etmeli. EUR/USD’nin yatay ya da sınırlı yükselişinden faydalanan opsiyonlar (opsiyon: belirli fiyattan alım-satım hakkı veren sözleşme), örneğin “paranın dışında” put satışı (out-of-the-money put: kullanım fiyatı mevcut fiyatın altında olan satım opsiyonu; satmak: prim geliri elde etmek) daha temkinli bir seçenek olabilir. Paritede ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen oynaklık) görece düşük; bu da bir sonraki enflasyon verisi ya da jeopolitik haberin sert hareket riskinin piyasada yeterince fiyatlanmadığına işaret ediyor.