Artan Girdi Maliyetleri
Yakıt, enerji ve diğer girdi maliyetleri (şirketlerin üretimde kullandığı maliyetler) yükseliyor; bu da enflasyonu yeniden yukarı çekebilir. Akaryakıt pompa fiyatları Mart’ta yaklaşık %7 arttı; Nisan’da da benzer bir artış bekleniyor. Temmuz’da çift yakıt (elektrik + doğalgaz) faturalarının yaklaşık %30 yükselmesi bekleniyor. Gübre fiyatları artıyor, deniz taşımacılığı maliyetleri hızla yükseliyor; bu da TÜFE sepetindeki (enflasyon hesabında kullanılan ürün ve hizmet grupları) diğer kalemlere yansıyabilir. Deutsche Bank, TÜFE’nin bu yıl yeniden %3’e dönmesini ve yılın ilerleyen döneminde yıllık bazda (geçen yılın aynı ayına göre) yaklaşık %3,5 civarında zirve yapmasını bekliyor; 2026’nın 2. çeyreği hariç. Bu görünümün 2024’te İngiltere Merkez Bankası’nın faiz indirim alanını daralttığını ve ilave sıkılaşma (faiz artırımı veya daha kısıtlayıcı para politikası) riskini yükselttiğini belirtiyor. Son enflasyon verileri, fiyat baskılarının kalıcı olduğunu ve “dezenflasyon” (enflasyonun hız kesmesi) anlatısını zorladığını gösteriyor. Çekirdek enflasyon özellikle yapışkan (kolay gerilemeyen) kaldı; hizmet sektöründeki güçlü fiyat artışları bunu yukarı çekti. Bu tablo 2024’te gördüğümüz örüntüye benziyor; enflasyonu hedefe indirmenin son aşamasının en zor kısım olabileceğine işaret ediyor.Faizler Daha Uzun Süre Yüksek
İleriye dönük olarak, enerji maliyetlerinin hızla yükselmesi yeni bir zorluk yaratıyor. Brent petrolün varil fiyatı yakın zamanda 95 doların üzerine çıktı; bu da pompa fiyatlarında artışa işaret ediyor. Ayrıca toptan doğalgaz vadeli kontratları (gelecek tarihli alım-satım anlaşmaları) bu ay yaklaşık %20 yükseldi. Enerjideki bu sıçrama, manşet enflasyonu yılın ilerleyen döneminde yeniden %3’e doğru itebilir. Bu gelişmeler, İngiltere Merkez Bankası’ndan yakın vadede faiz indirimi beklentilerini zayıflatıyor. Piyasalar da buna uyum sağlıyor; SONIA vadeli işlemlerine (Sterlin Gecelik Endeks Ortalama Faizi’ne dayalı faiz vadeli kontratları) göre yılın ilk yarısında faiz indirimi olasılığı neredeyse tamamen fiyat dışı kaldı. Yatırımcılar “daha uzun süre yüksek faiz” ortamına göre hareket etmeli; faizlerin düşeceği yönündeki pozisyonlar daha riskli hale geldi. Önümüzdeki haftalarda, faiz oranı opsiyonları (faiz hareketlerine karşı korunma veya getiri amaçlı kullanılan sözleşmeler) ile faizlerin yüksek kalması senaryosuna karşı korunmak veya bu senaryodan faydalanmak öne çıkan bir strateji olabilir. Örneğin SONIA vadeli işlemlerinde put almak (fiyat düşüşüne/ faizin yüksek kalmasına oynayan hak) ya da call satmak (yükseliş beklentisini sınırlayan/satan taraf) yaz döneminde Merkez Bankası’nın sıkı duruşunu korumasına yönelik pozisyon almak için kullanılabilir. Bu “şahin yeniden fiyatlama” (piyasanın daha sıkı para politikasını fiyatlaması) sterline de destek verebilir. Bu nedenle döviz piyasasında sterline karşı kısa pozisyon (sterlin düşecek diye açılan işlem) taşırken temkinli olunmalı. İngiltere’nin, Avrupa Merkez Bankası gibi benzer ülkelere kıyasla daha yüksek faizleri koruma ihtimali, sermaye akımlarını sterline yönlendirebilir. Euro karşısında sterlinin güçlenmesine spot piyasada (anlık alım-satım) veya opsiyonlarla pozisyon almak, bu ayrışmaya mantıklı bir yanıt olabilir.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın