Temel ABD Talepleri
ABD’nin talepleri arasında İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırması, İran topraklarında uranyum zenginleştirmeyi durdurması ve yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 450 kilogram uranyumu (nükleer yakıt yapımında kullanılan, zenginleştirme seviyesi artırılmış uranyum) belirlenen bir takvimle UAEA’ya (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı; nükleer faaliyetleri denetleyen BM kurumu) teslim etmesi yer alıyor. Ayrıca Natanz, İsfahan ve Fordo tesislerinin sökülmesi ve UAEA’ya tam erişim ile denetim yetkisi verilmesi isteniyor. Diğer talepler arasında İran’ın bölgedeki “vekil güç” (bir ülkenin doğrudan savaşmak yerine desteklediği silahlı gruplar üzerinden etki kurması) modeline son vermesi, bu gruplara finansman ve silah desteğini durdurması, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması ve füze kapasitesinin menzil ve sayı açısından sınırlandırılması bulunuyor. Füzelerin sadece “meşru savunma” (kendini koruma amaçlı) için kullanılması öngörülüyor. Paket, uluslararası yaptırımların kaldırılmasını, ABD’nin İran’ın sivil nükleer çalışmalarına (örneğin Buşehr’de elektrik üretimi için nükleer enerji) destek vermesini ve “snapback” yaptırım mekanizmasının kaldırılmasını da içeriyor. “Risk-on”, yatırımcıların daha riskli varlıklara (hisse senedi gibi) yönelmesi; “risk-off” ise daha güvenli görülen varlıklara (devlet tahvili gibi) geçmesi anlamına gelir. Risk-on dönemlerinde hisse senetleri, altın dışındaki çoğu emtia, emtiaya bağlı para birimleri ve kripto varlıklar genelde yükselir. Risk-off dönemlerinde ise büyük ülkelerin devlet tahvilleri, altın ve ABD doları, Japon yeni ve İsviçre frangı güçlenme eğilimindeyken; Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda dolarları ile rublenin ve Güney Afrika randının zayıflaması sık görülür. ABD-İran anlaşması ihtimali piyasalar için büyük belirsizlik yaratıyor ve “ikili sonuç” (ya anlaşma ya başarısızlık) riski doğuruyor. Görüşmelerin çökmesiyle savaşın başladığı dönemlerde sert risk-off hareketleri görülmüştü; bu da benzer bir senaryonun nasıl fiyatlanabileceğine dair bir çerçeve sunuyor. Mevcut diplomatik çaba, sert bir tersine dönüş ihtimalini artırdığı için piyasalarda “oynanacak ana tema” volatilite (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) olarak öne çıkıyor.Piyasa Etkisi Senaryoları
Ham petrol piyasası bu habere en duyarlı alan, çünkü dünyanın petrol arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Geçmiş gerilim dönemlerinde petrol oynaklık endeksi OVX (petrol fiyatlarındaki beklenen dalgalanmayı ölçen gösterge) 55’in üzerine çıkmıştı. Opsiyon piyasası ise önümüzdeki bir ay içinde varil başına her iki yönde yaklaşık 15 dolarlık bir hareket olasılığını fiyatlıyor. Yatırımcılar, büyük bir fiyat sıçramasından yararlanmak için petrol ETF’lerinde (borsada işlem gören fon) uzun straddle veya strangle (opsiyon stratejileri: aynı vadede alım-satım opsiyonu kombinasyonlarıyla büyük hareketten yararlanma) gibi yöntemleri değerlendirebilir. Jeopolitik gerilim, piyasanın “korku göstergesi” VIX’i (S&P 500 için beklenen oynaklık endeksi) 18 civarında yüksek tutuyor. Geçmişte ilk çatışma dönemlerinde VIX 30’un üzerine sıçramış, algının ne kadar hızlı değişebildiğini göstermişti. Riskin yüksek olması nedeniyle S&P 500 gibi endekslerde “paranın dışında” (out-of-the-money: kullanım fiyatı mevcut fiyatın dışında olduğu için daha ucuz olan) satım opsiyonu (put: düşüşe karşı koruma sağlayan opsiyon) almak, ani bir diplomatik başarısızlığa karşı düşük maliyetli bir sigorta işlevi görebilir. Döviz tarafında, görüşmelerin bozulması halinde güvenli liman akımları (yatırımcıların güvenli varlıklara kaçması) hızlanabilir. Gerilim dönemlerinde İsviçre frangı kısa sürede euroya karşı belirgin değer kazanmıştı. Japon yeni (JPY) veya İsviçre frangında (CHF) alım opsiyonu ile Avustralya doları gibi daha riskli para birimlerine karşı pozisyon almak, sınırlı zararla (önden belli riskle) olası bir müzakere kırılmasından yararlanma imkânı sunar. Buna karşılık anlaşma, güçlü bir risk-on rallisini tetikleyebilir. Emtia para birimleri, özellikle Avustralya ve Kanada doları, hem artan iyimserlikten hem de petrol fiyatlarının düşmesiyle küresel büyümenin desteklenmesi beklentisinden fayda görebilir. AUD/USD paritesinde (iki para biriminin birbirine karşı değeri) alım opsiyonu, küresel risk iştahına hassas bu para birimi üzerinden olumlu senaryoya daha yüksek getiri potansiyeliyle maruz kalma sağlayabilir. Küresel ticarete bağlı varlıklar da izlenmeli; Hürmüz Boğazı’nın güvence altına alınması deniz taşımacılığı maliyetlerini düşürür. Daha önce gerilim sonrası tankerler için deniz sigortası primleri (sigorta bedeli) ciddi biçimde artmıştı. Barışçı çözüm bu maliyetleri hızla gerileterek denizcilik ve lojistik şirketlerini destekleyebilir.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın