Veriler ve Jeopolitik Gelişmeler Dolara Destek Verdi
ABD verileri doları destekledi. Haftalık İlk İşsizlik Maaşı Başvuruları (ilk kez işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı) 7 Mart’ta biten haftada 213 bine gerileyerek 215 bin beklentisinin altında kaldı. Konut Başlangıçları (inşaatına başlanan yeni konut sayısı) 1,487 milyona yükseldi ve 1,35 milyon beklentiyi aştı. ABD Dolar Endeksi (DXY, doların başlıca para birimleri karşısındaki gücünü gösteren endeks) 99,50 civarında, gün içinde yaklaşık %0,22 artıda seyretti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon (genel fiyat artışı) endişelerini artırarak merkez bankalarının faiz kararlarına ilişkin beklentileri etkiledi. Piyasalar, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Temmuz toplantısında faiz artırabileceğini fiyatladı (piyasa fiyatlarına yansıttı). Euro, enerji maliyetlerindeki artışın, dışarıdan enerji ithalatına bağımlılık nedeniyle Euro Bölgesi görünümünü bozma riskiyle baskı altında kaldı. ABD’de piyasa, CME FedWatch’e göre Aralık’a kadar Fed’in toplam 25-30 baz puan (faizde 0,25-0,30 puan) indirim yapmasını fiyatlıyor; bu, savaş öncesindeki 50 baz puanın üzerindeki beklentiden daha düşük. Dikkat, enflasyonun %2 hedefinin üzerinde kalması nedeniyle Cuma günü açıklanacak PCE Fiyat Endeksi’ne (Kişisel Tüketim Harcamaları fiyatları; Fed’in önem verdiği enflasyon göstergesi) çevrildi.Jeopolitik Etkinin Ötesindeki Etkenler
2025’teki ABD-İran gerilimi döneminde, riskten kaçışla (yatırımcıların riskli varlıklardan çıkıp dolara yönelmesi) dolarda klasik bir yükseliş görülmüştü. Bugün ise jeopolitik “risk primi”nin (savaş/kriz gibi risklerin fiyatlara eklediği pay) etkisi zayıfladı; piyasayı daha çok ABD ile Euro Bölgesi arasındaki ekonomi farkının açılması yönlendiriyor. Önümüzdeki haftalarda pozisyonlanmada (yatırım yönü belirlemede) asıl odak bu temel ayrışma. 2025’teki çatışmanın tetiklediği enerji fiyat şokunun Euro Bölgesi ekonomisine ABD’ye kıyasla daha kalıcı zarar verdiği görülüyor. Örneğin 2025’in son çeyreğinde Euro Bölgesi GSYH büyümesi (ekonominin toplam üretim artışı) sadece %0,1 olurken, Almanya’da sanayi siparişleri 2026 başına kadar zayıf seyrini sürdürdü. Bu kırılganlık, ECB üzerinde yılın ilerleyen döneminde para politikasını gevşetmesi (faiz indirimine yönelmesi) baskısı yaratıyor. ABD ekonomisi ise güçlü kalmaya devam etti. Şubat 2026 Tarım Dışı İstihdam (NFP, tarım dışı sektördeki yeni iş sayısı) verisi 220 bin artışla sağlam bir tabloya işaret etti. Çekirdek enflasyon (dalgalı kalemler hariç daha kalıcı enflasyon), PCE endeksiyle ölçüldüğünde yaklaşık %2,8’de “yapışkan” kaldı; bu da Fed’in kısa vadede faiz indirmesi için güçlü bir gerekçe bırakmıyor. Fed’in sıkı duruşunu koruması, ECB’nin ise daha güvercin (faiz indirimi eğilimli) bir çizgiye yaklaşması, dolar lehine güçlü bir destek oluşturuyor. Bu görünümde yatırımcılar, EUR/USD’de süren zayıflıktan faydalanmaya yönelik stratejileri değerlendirebilir. Paritede 1 aylık zımni oynaklık (opsiyon fiyatlarından hesaplanan beklenen dalgalanma) yaklaşık %6,2 ile düşük; bu da opsiyon fiyatlarını (prim; opsiyonu satın alma maliyeti) görece ucuz kılıyor. Bu ortamda EUR/USD put opsiyonu (düşüş yönünde kazanç sağlayan opsiyon) almak, 1,0700 altını hedefleyen olası bir geri çekilmeye karşı pozisyon almak için tercih edilebilir. Bir başka yöntem de maliyeti azaltmak ve riski netleştirmek için opsiyon spread’leri kullanmaktır. Ayı put spread’i (düşüş beklentisiyle yapılan strateji), bir put opsiyonu alıp daha düşük kullanım fiyatlı (strike; opsiyonun işlem fiyatı) başka bir put opsiyonu satmayı içerir. Bu sayede yatırımcı, EUR/USD’de sınırlı bir düşüşten yararlanırken ödenen primi düşürür ve olası kâr/zarar aralığını daha belirgin hale getirir.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın